20 Maddede Kovid-19 'a Genel Bakış (Konunun Uzmanları ve Referanslarıyla Birlikte)

En son güncellendiği tarih: Haz 30

YouTube kanalamızdan silinen videoyu izlemek için tıklayınız.

Okurlarımızın gerçekçi bir değerlendirme yapabilmelerine yardımcı olmak üzere konunun uzmanları tarafından sunulan ve tüm referansları mevcut olan, Kovid-19 ile ilgili gerçekler.

1. Güney KoreİzlandaAlmanya ve Danimarka gibi hastalığın en iyi çalışıldığı ülkelerden gelen verilere göre, Kovid-19’un toplam ölümcüllüğü, yüzde olarak değil daha düşük olan bindelerle ifade edilmekte olup, Dünya Sağlık Örgütü’nün başta varsaydığından da 20 kata kadar daha düşüktür.

2. Nature Medicine biyomedikal araştırmalar dergisinde yayınlanan bir çalışma Çin’in Wuhan kenti için bile benzer bir sonuca varmaktadır. Başlangıçta, önemli ölçüde yüksek değerler elde edilmişti, çünkü hafif belirtiler gösteren veya hiç belirti göstermeyen birçok kişi kayıtlara geçirilmemişti.

3. Testleri pozitif çıkan bireylerin %50 ile %80’i hastalık belirtisi göstermemektedir. Yaşları 70 ile 79 arasında değişen kişilerin bile yaklaşık %60’ı hastalık belirtisi göstermemekte, hastalananlar ise hafif belirtiler göstermektedir.

4. Çoğu ülkede (İtalya dahil) hastalıktan ölenlerin yaş ortalaması 80’in üzerinde olup, ölenlerin yalnızca yaklaşık %1’inin önceden varolan ciddi hastalıkları bulunmuyor. Ölümlerin yaş ve risk profilleri bu nedenle normal ölüm sayılarına karşılık gelmektedir.

5. Kovid-19’dan ölen genç ve sağlıklı insanlara ait birçok medya haberi daha yakından incelendiğinde yanlış çıkmıştır. Bu insanların çoğunluğu ya Kovid-19’dan ölmemiştir ya da gerçekten (tanısı konmamış kankanseri gibi) önceden varolan ciddi hastalıklara sahiptir.

6. ABD’de normal toplam ölüm sayısı günde yaklaşık 8.000 kişidir, Almanya’da yaklaşık 2.600 kişi ve İtalya’da yaklaşık 1.800 kişidir. ABD’de gripten ölüm sayısı kış boyunca 80.000 kişiye, Almanya ve İtalya’da 25.000 kişiye ve İsviçre’de 1.500 kişiye kadar çıkmaktadır.

7. Kuzey İtalya’daki gibi güçlü bir artış gösteren ölüm sayıları, kitlesel bir panik ve tecrit önlemleri yüzünden yaşlı ve hasta bakımında yaşanan çöküşün yanısıra, çok yüksek düzeyde hava kirliliği ve mikrobiyal kontaminasyon gibi ek risk faktörlerinden de etkilenmiş olabilir.

8. İtalya ve İspanya ve bir ölçüde de Büyük Britanya ve ABD’de, özellikle de grip nedeniyle hastanelerde yaşanan ciddi aşırı yüklenme yeni bir olay değildir. Buna ek olarak, hastalık belirtisi geliştirmeseler de doktorların ve hemşirelerin yaklaşık %15'i halen kendilerini karantinaya almak durumundadır.

9. Bir diğer önemli ayrım da insanların korona virüsü taşıyarak mı korona virüsü yüzünden mi öldükleri sorusu ile ilgilidir. Otopsiler birçok vakada hastaların önceden sahip oldukları hastalıkların önemli veya kesin bir ölüm nedeni olduğunu göstermekte, fakat resmi rakamlar genelde bunu yansıtmamaktadır.

10. İşte bu nedenle, hastalığın tehlikesini değerlendirebilmek için ana gösterge, sıksık sözü edilen testleri pozitif çıkan insanların ve ölenlerin sayısı değil, gerçekten ve beklenmedik bir biçimde zatürreye yakalananların ve ölenlerin sayısıdır.

11. Yapılan testlerin sayısı da eksponansiyel (git gide hızlanan) olarak arttığı için, sık sık gösterilen exponansiyel “korona vakası” eğrileri yanıltıcıdır. Çoğu ülkede, pozitif çıkan testlerin sayısının toplam test sayısına oranı ya %5 ile %25 arasında sabit kalmaktadır ya da oldukça yavaş yükselmektedir.

12. Japonya, Güney Kore ve İsveç gibi, tecritler ve temas yasakları uygulamayan ülkelerde, diğer ülkelere oranla daha olumsuz sonuçlar yaşanmamıştır. Bu ise bu kadar geniş kapsamlı önlemlerin verimliliğinin sorgulanmasını gerektirebilir.

13. Önde gelen akciğer uzmanlarına göre, Kovid-19 hastaları için sert bir müdahale olan suni solunum çoğunlukla ters etki yapmakta ve akciğerlere ek hasar vermektedir. Kovid-19 hastalarına bu sert suni solunum uygulamasının yapılması kısmen virüsü aerozollerle (havada asılı kalan çok küçük tanecikler) yayma korkusundandır.

14. Başlangıçtaki varsayımların tersine, Dünya Sağlık Örgütü Mart ayı başında virüsün aerozol (havadan) yayılımına ilişkin hiçbir kanıt olmadığına karar verdi. Önde gelen bir Alman virolog da yapılan bir pilot çalışmada hiçbir aerozol ve smear enfeksiyon (havadan ve temas yoluyla enfeksiyon) olmadığını bulmuştur.

15. Avrupa ve ABD’deki birçok klinikte hasta sayısı bekleneni bulmamış, bunlardan bazıları kısaltılmış mesai uygulamak zorunda kalmıştır. Sayısız ameliyat ve terapi kliniklerce iptal edilmiştir; bazen acil servise gitmesi gereken hastalar bile virüs korkusuyla evlerinde kalmaktadır.

16. Birçok medya kuruluşu, bazen manipüle edici fotoğraflar ve videolar bile kullanarak, kliniklerdeki durumu dramatize etmeye çalışırken yakalanmıştır. Genel olarak, çoğu medya kuruluşu kuşkulu resmi beyan ve rakamları dahi sorgulamamaktadır.

17. Uluslararası kullanımda olan virüs test kitleri hatalı sonuç verme eğilimindedir. Birçok çalışma, normal korona virüslerinin bile hatalı pozitif sonuçlara yol açabildiğini göstermiştir. Dahası, zaman baskısı nedeniyle şu an kullanımda olan virüs testleri klinik açıdan onaylanmış değildir.

18. Viroloji, immünoloji ve epidemiyoloji alanlarından sayısız ünlü uzman, alınan önlemlerin ters etki yarattığını kabul ediyor ve risk gruplarını koruyarak genel nüfusa hızla doğal bağışıklık kazandırılmasını öneriyor.

19. Alınan önlemler yüzünden, işsizlik, psikolojik sorunlar ve ev içi şiddetten muzdarip insanların sayısı ABD’de ve dünyada patlama yapmıştır. Birçok uzman önlemlerin virüsten daha fazla can kaybı yaratacağına inanıyor.

20. Amerikan Güvenlik Kurumu’nu medyaya ifşa eden Edward Snowden, korona krizinin, kitlesel ve kalıcı küresel denetimin yaygınlaştırılması için kullanıldığı uyarısında bulundu. Ünlü virolog Pablo Goldschmidt, bir “küresel medya terörü” ve “totaliter önlemler” ‘den söz etmiştir. Önde gelen İngiliz virolog Profesör John Oxford da bunun bir “medya salgını” olduğunu söylemiştir.


Kaynak: Swiss Propaganda Research