Mamografi ve Biyopsi Gerçekten Güvenli mi? | Tümör aslında sizi koruyor mu?
- 17 saat önce
- 2 dakikada okunur
Dr. Leonard Coldwell
Doğal Tıp & Naturopati Doktoru (Ph.D.)
45+ Yıllık Deneyim
35.000 İyileştirilmiş Kanser Vakası
8,4 Milyar İzlenme | 25 Çok Satan Kitap
Hepimizin şunu anlaması gerekiyor ki kanser aslında bir hastalık bile değildir. Kanser bir belirtidir.
Bir tümör, vücudun bizi “hayatta tutma çabasından” başka bir şey değildir.
Yani kanser aslında sizin dostunuzdur.
Eğer biri bir iğneyle, örneğin bir iğne biyopsisiyle gelip bu tümöre batırır ve toksinleri sisteme salarsa, aniden iğne biyopsisinden önce sahip olmadığınız, çok hızlı büyüyen, çok agresif bir kanseriniz olduğunu bulabilirler.
Videonun Metni :
Kanserin iki farklı nedeni arasında bir ayrım yapmamız gerekiyor. Bir yanda kanser hastalığı veya belirtileri var, diğer yanda ise kanserin kaza sonucu ortaya çıkması; yani dışarıdan gelen bir etki ile oluşması.
Belli bir ölçüde radyasyona maruz kalırsan kanser gelişir. Bu aslında bir hastalık değildir. Bu, birinin sizi kurşunla vurmasına benzer. Ne kadar sağlıklı olursanız olun yine de yaralanırsınız ya da ölürsünüz. Yani elbette kanserin dışsal nedenleri de vardır; koruyucu maddeler, toksinler ve bu türden unsurlar.
Ancak benim görüşüme göre kanserin ana unsuru veya asıl kaynağı zihinsel ve duygusal strestir. Temelde, enerji eksikliği dışında kanserin başka bir nedeni yoktur.
Hepimiz kanserli ya da potansiyel olarak kanserleşebilecek hücrelerle doğarız. Bağışıklık sistemimiz, doğduğumuz ilk günden itibaren onlarla sürekli mücadele eder. Aslında bunlar mutasyona uğramış ya da işlevini yitirmeye başlamış hücrelerdir ve bağışıklık sistemimiz onları sürekli temizler.
Bu süreç durduğunda bunun tek nedeni enerji yetersizliğidir. Bu yetersizlik de çoğunlukla zihinsel ve duygusal stresten kaynaklanır; sürekli kaygı, kuşku ve korku içinde yaşamak; özgüven ve özsaygı eksikliği… En temel etken ise umut eksikliğidir.
Asıl stres kaynağı budur. Ve ekonomimizle, şu anda yaşanan her şeyle birlikte, pek çok insan umutsuzlukla ilgili çok büyük bir sorun yaşıyor.
Hepimizin şunu anlaması gerekiyor ki kanser aslında bir hastalık bile değildir. Kanser bir belirtidir.
Örneğin bir tümör, vücudun bizi “hayatta tutma çabasından” başka bir şey değildir.
Sistemimizde bizi öldürecek o kadar çok toksin var ki, bu nedenle vücut bir baloncuk, bir kap, bir tümör oluşturur ve tüm bu zehirleri bir yerde toplayıp sınırlayarak yayılıp zarar vermelerini önlemeye çalışır.
Tümör budur.
Yani kanser aslında sizin dostunuzdur. Tümör sizi hayatta tutmak için uğraşır.
İşte bu yüzden çok tehlikelidir:
Eğer biri bir iğneyle, örneğin bir iğne biyopsisiyle gelip bu tümöre batırır ve toksinleri sisteme salarsa, aniden iğne biyopsisinden önce sahip olmadığınız, çok hızlı büyüyen, çok agresif bir kanseriniz olduğunu bulabilirler.
Aynı sorun mamografi çekimlerinde de karşımıza çıkar. Örneğin bir kişide lenf nodu varsa, lenf nodlarımız aslında, konuyu basitleştirmek gerekirse, vücudumuzun fiziksel bağışıklık sistemidir. Eğer bir lenf nodu gerçekten çok iyi bir şekilde çalışır ve tüm bu toksinleri bünyesinde toplarsa ve bazen içinde aşırı miktarda madde birikirse iltihaplanır. Bu durumda bu toksinlerden kurtulmak ve onları etkisiz hale getirmek biraz daha uzun zaman alır.
Yani mamografi çektirdiğiniz zaman, kadın vücudundaki en çok bez dokusu barındıran bölgeye, yani memeye, 23 kilogramlık bir basınç uygulanır. Eğer bu lenf düğümü patlamaya hazır bir sivilce gibi görünüyorsa ve siz bunun üzerine 23 kilogramlık bir basınç uygularsanız, bu kesinlikle iyi bir şey olamaz. Genellikle bu patlar ve kansere yol açan da tam olarak budur.
Yani mesele sadece her mamografinin istatistiksel olarak kanser riskini yüzde iki oranında artırması değil; aynı zamanda örneğin uygulanan basıncın kendisi bile mamografilerde kansere neden olabiliyor.
Kaynak :


























































Yorumlar