Sorulması Gereken İlk Soru : Bunlar GERÇEKTEN AŞI mı? | Dr. Lawrence Palevsky

Güncelleme tarihi: 18 Tem 2021

Videodan SATIR BAŞLARI...

● Elimizdeki iki SarsCov-2 aşısı Moderna ve Pfizer, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından lisans almış değiller.

● Ve %99'dan yüksek iyileşme oranı olan bir hastalık için, aşı yapılınca %99'dan yüksek bir oranda "aksi tesiri olmadığından" emin olmalıyız.

● Ve şu ana kadar bu aşıların denemelerinde ve her ikisinin de halka uygulanmasında %3'e yakın oranda aşıdan kaynaklanan şiddetli yan tesirler görüyoruz. Ve belki aşı yüzünden hastalığın kendisinin yarattığından daha fazla ölüm!

● Eğer idarede olanların seni kurtarması, koruması, seninle ilgilenmesi ve ihtiyaçlarını karşılaması umudu içinde otoriteye bağlanmışsan; ve içindeki çocukla ve gençliğinde tecrüben olan bu aynı otoritenin aslında seni sömürdüğünü, ihmal edip travma yaşatmış olabileceğini anlamaya açık değilsen, o zaman başını diğer yana çevireceksin.

● İşin aslı şu ki; Bu aşı ile ilgili sorular sormalıyız.

Dr. Lawrence Palevsky : "Yetkililer bize zarar verecek birşey yapmaz" diye inananlara, körü körüne güvenenlere, kandırıldıklarını kabul etmek zor gelir. Bu sebeple gerçekler anlatılınca, başlarını diğer tarafa çevirirler. Bu aşılar cinayet aletidir.


Videonun Metni :


Dr. Lawrence Palevsky :

Son 20 yılda çoğunlukla gördüğüm bilimsel yöntemin uygulanmasının azalması, ve daha çok dogma ve benim deyimimle yetkililerin kurallarına ve söylediklerine adanmışlık...


Ve bir doktor olarak sorular uyandırmak benim görevim.


Ve bugün bildiğimiz şekliyle Kovid-19 aşısı hakkında konuştuğumuz zaman, Pfizer ve Moderna aşıları...


Sorulması gereken ilk soru şu :

Bunlar gerçekten aşı mı?

Çünkü daha önce kullandığımız aşıların hiçbirinde bu teknolojiyi katiyen kullanmadık.

Aşıların yapıldığı yüz sene ve kim bilir belki daha fazla zamandır.

Bu yüzden sormalıyız.

Bizim genlerimizi, kromozomlarımızı değiştirme potansiyeli olan bu teknoloji...

Bu bir aşı mı, yoksa bunun ötesinde birşeyler mi oluyor?


Bu aşının, daha önceki hiçbir aşının yapamadığı bir şekilde hücrelerin içine girebilme potansiyeli olduğunu biliyoruz.

Genlerimizle etkileşim kurmak, hatta genlerimizi değiştirmek üzere hücre çekirdeğine giriyor mu?

Eğer bu doğruysa, yan etkileri nelerdir?

Kısa vadede yan etkileri nelerdir?

Uzun vadede yan etkileri nelerdir?

Bu aşı SarsCov-2 virüsünün bulaşmasını durduracak mı?

Tekrar, bu bir aşı mı?

Eğer aşı olarak işe yarıyorsa virüsün bir kişiden diğerine geçebilirliğini durduracak mı?

Yeterince bilgimiz yok. Bunu bilmek için bile yeterince uzun inceleme zamanımız yok.


Ölümü durduracak mı? Bunu bilmiyoruz. Çünkü yeterince uzun bir çalışmamız yok.


SarsCov-2 virüsü enfeksiyonunun ciddi komplikasyonlarından hastaneye yatışları önleyecek mi?


Tekrar ediyorum,

  • Yeterli veriye sahip değiliz, çünkü yeterince uzun bir çalışmaya sahip değiliz.

  • İnsanların gerçekten çok hastalanmasını önleyecek mi? Yeterli veriye sahip değiliz, bilmiyoruz.

Aşıların çoğunun kullanılmadan önce 7, 8, 9, 10 hatta 12 yıla kadar çalışıldığını biliyoruz.

Elimizdeki iki SarsCov-2 aşısı Moderna ve Pfizer, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından lisans almış değiller.

Ve FDA tarafından lisans almadıkları için, hükumet tarafından zorunlu olarak yapılamazlar.


Ama yan etkileri nelerdir?


Aşılar, hastalığa yakalansanız, hastalık yüzünden olabilecek zararlardan daha kötü yan etkiler mi getiriyor?

Ve %99'dan yüksek iyileşme oranı olan bir hastalık için, aşı yapılınca %99'dan yüksek bir oranda "aksi tesiri olmadığından" emin olmalıyız. Ve şu ana kadar bu aşıların denemelerinde ve her ikisinin de halka uygulanmasında %3'e yakın oranda aşıdan kaynaklanan şiddetli yan tesirler görüyoruz. Ve belki aşı yüzünden hastalığın kendisinin yarattığından daha fazla ölüm!

https://www.cdc.gov/vaccines/acip/meetings/downloads/slides-2020-12/slides-12-19/05-COVID-CLARK.pdf


İnsanlarla konuşurken soruyorum :

Aşı konusunda o kadar mı bağlısın ki, otomatik olarak neredeyse "Bu Mesih'in gelişidir" diye inanmaya hazırsın!

Bu hayatlarımızı kurtaracak olan şey, hayatı daha iyi hale getirecek, bizi normale döndürecek şey.


Ya da şu olasılıkları anlamak ister misin? :

  • Bu, doğru bilim kullanılmadan aceleye getiriliyor.

  • Aslında içinde ölüm, anafilaksi (ani, şiddetli allerjik reaksiyon) ve bağışıklık sisteminde tepki yaratacak kimyasallar var.

  • Aslında aşının içindeki dikenli protein erkek ve kadın cinsel organlarındaki başka bir proteinle benzerlik göstermekte. Hem erkeklerde hem de kadınlarda kısırlığı artırma potansiyeli var. Ve hamile kadınlarda düşük yapma olasılığını artırmakta.

Ve böylece tüm bu bilim apaçık ortadayken kritik önemi olan sorular şöyle olmalı :
  • Dur bir saniye! Bu aşının sonucu ve tüm aksi tesirleri potansiyel olarak bir insanın doğal yolardan hastalanmasından daha büyük mü?

  • Kritik nokta şimdi geliyor : Bu aşı ile ilgili olarak acil kullanım yetkisi uygulanabilmesi için tek yol bu mudur?

Çünkü eğer tıp ispatlayabilse ki; "Bu virüsten hastalanan insanlarda sağlığı düzeltecek, ölümü önleyecek ve hastaneye yatmaya gerek bırakmayacak, aşıdan başka hiçbir tıbbi müdahale imkanı yoktur." Ve dünya çapında SarsCov-2 virüs enfeksiyonu belirtili hastalarını başarıyla tedavi etmiş binlerce olmasa da, yüzlerce doktor var. Ve ölümlerini engellediler. Ve hastaneye kaldırılmalarını engellediler.


Bu bilgiyi ve deneyimleri halka duyurmak için yapılan her girişim sansürlendi.

Ve böylece bir sonraki soru şöyle olmalı :

Bu neden sansürlensin ki?

Eğer insanları iyileştirmeye çalışıyorsan, "Öncelikle zarar verme" hipokrat yeminidir.

Ve sen ağır hastalık ve ölüm önlemeye çalışıyorsun.

O zaman medya neden gerçekten insanların bu hastalıktan ölmeyip iyileşebileceğini gösteren bu bilgiyi sansürlüyor?


Ve böylece, burdan çıktığını görebildiğim tek sonuç şu :


Mevcut güçler, herhangi bir tıbbi müdahale ile önlenebileceğinin hiçbir kanıtı olmasın, tedavi olabileceğinin kanıtı olmasın ve ölümü azalttığına dair hiçbir kanıt olmasın istiyorlar ki böylece,

  • bulaşmayı durdurduğu kanıtlanmayan,

  • ölümü durdurduğu kanıtlanmayan,

  • şiddetli hastalığı durdurduğu kanıtlanmamış

  • hastaneye yatmayı önlediği kanıtlanmamış

bir aşı halka yapılabilsin.


Ve şimdiye kadar hastalığın kendisinden daha fazla yan etki ve hasar yaptığını ortaya koyuyor.

Ve kendini aşıya adamışlara diyorum ki,

"Hayatını kurtaracağını zannettiğin bir yöntemden vazgeçmek istiyor musun?"


Ve tecrübem diyor ki,

Eğer idarede olanların seni kurtarması, koruması, seninle ilgilenmesi ve ihtiyaçlarını karşılaması umudu içinde otoriteye bağlanmışsan; ve içindeki çocukla ve gençliğinde tecrüben olan bu aynı otoritenin aslında seni sömürdüğünü, ihmal edip travma yaşatmış olabileceğini anlamaya açık değilsen, o zaman başını diğer yana çevireceksin.

Bu otoritelerden (iç yüzlerini anlamaktan) kaçacaksın. Çünkü onların sana zarar verecek birşey yaptıkları ihtimalini kabul edemiyorsun.


Ve bu yüzden gerçekten iç dünyamızın psikolojisini gözden geçirmeliyiz. Travmalarla oluşturulmuş bağlarımızın, otoriteyi sorgulamaya ne derece istekli olduğumuzu.

Ve yetkililere gerçekten önemli bir soru sorduğumuzda, korkmamız gerekiyormuş gibi hissetmemeliyiz.


Bu yüzden muayenehanemde çalışırken hastam "Bir soru sorabilir miyim?" dediğinde "Lütfen" diyorum.

Şimdi ben daha genç bir doktorken... ve daha genç derken, kendimi tanrı gibi zannederken anlamında. Çünkü bana öğretilen buydu. İnsanlara diklenerek meydan okurdum.

"Hayır, bana soru soramazsın. Sana cevabını verdim, artık bana hiçbir şey sorma".