VİRÜS SALGINI olacağına YILLARCA nasıl İNANDIRILDIK !?

Hayat şans eseri ya da kazara oluşmadığı gibi, kimse de şans eseri ya da kaza denebilecek şekilde hastalanmaz.

Filmler, bilgisayar oyunları ve dizilerle, zihnimiz yıllardır öldürücü bir virüs salgınına inanmaya zorlandı. Önümüze devamlı aynı korku dolu senaryoyu getirdiler ve zihinlerimizi bir salgının geleceğine inandırdılar.


Önce olabilir ihtimaline inandırıyorlar. Sonra bu inancı kuvvetlendirmek için bir çok film, dizi, oyun veya benzeri görseller hazırlıyorlar ve seyirci nihayet böyle bir olasılığa ikna olduğunda, bir salgın varmış gibi yapıp, insanları istedikleri gibi kullanmaya çalışıyorlar.


Özellikle 2011 yapımı Salgın (Contagion) filmine dikkat!

Filmin konusu, Çin'deki bir yarasadan insana geçen Korona virüsü dünyaya yayılıyor!!!

Hatırlayın, 2010 yılında Rockefeller vakfı, virüs salgınıyla dünyayı nasıl kontrol edileceğini anlatan belgeyi yayınladı. 1 sene sonra da bu filmi yaptırdılar!

Yoksa siz senaristlerin kahin olduklarını mı zannediyordunuz?


Gözlerimizi açalım, uyanık olalım.


AHMET ÇINAR



Videonun Metni


Hep aynı öyküyü döndürüp döndürüp gösteriyorlar


Bir virüs insanlığı ele geçiriyor ve hayatta kalanlar kendilerini, hayal edemeyecekleri kadar korkutucu bir dünyanın içinde buluyorlar.


"End Times Production" youtube kanalına teşekkürler


İnsanlığı yok eden bir virüsün resmedildiği bu kadar çok sayıda Hollywood filmi, tv dizisi veya popüler kitabın olması size de biraz garip gelmiyor mu?


Kısa bir google araması ile, bu tanıma uyan yüzlerce başlık görebilirsiniz.


Hatta, IMDb sitesinde 'en popüler pandemi filmleri ve tv dizileri' ismiyle bir başlık bile var ve bu başlık altında çıkan 617 film veya dizi, hep aynı şeyi anlatıyor.


Hollywood'un çirkin bir sistemin bir parçası olduğunu biliyoruz ve onların görevi, tekrar eden programlama ve sosyal mühendislik ile insan kitlelerinin zihinlerini şartlandırmak.


Buna 'şartlandırma büyüsü' deniyor. 'Çekim Yasası'yla benzer şekilde çalışıyor.

Bugün bir çok 'new age' akımı da bu yöntemi tatbik ediyor.

Belli fikir ve düşünceleri milyonlarca insanın zihinlerine


durmadan tekrar ede ede işleyerek planlarını uygulamaya koyuyorlar...

ve o fikre olan inanç tepe noktasına çıktığında... o fikir artık NORMAL kabul ediliyor.


-Bir virüs hayal et... Hayal edebileceğin en korkunç virüsü hayal et...

-Bu ülkenin güvenliği, tam bir kontrolden geçer...

-Amerika'nın ortadoğusundaki iç savaş tüm hızıyla devam ediyor...

-Karantina bölgesinin dışında, havadaki yeni patojen 27 kişiyi öldürdü!

-Bir kaç asker stüdyoyu bastı ve tamamen silahlılar ve... ve gaz maskesi takıyorlar...

-Kapat!

-Hey! Konuşma özgürlüğü diye bir şey duymadın mı? vatandaşlık hakları?

-Hey millet stüdyoya dalan faşist konuklarım tarafından kapatmam emredildi ve reddediyorum!

-Ayy!


Bu fikir normalleştirildikten sonra artık planlarını, ya çok az ya da hiç direnişle karşılaşmadan uygulamaya koyabilirler.


Ve insanlar bunu yutuyor! Çünkü inanmaya şartlandırılmışlardır!


Mart 2015'te FOX kanalında yeni bir dizi oynatmaya başladılar.

Dizinin ismi 'Dünyadaki Son Adam'dı.

Dizi 2020 yılında geçiyordu ve bir virüs dünya nüfusunun çoğunu yok etmişti!

(Dizideki adam şehir şehir gezip canlı insan arıyor)


Dizinin 2.sezonunda, Öncesinde yaşananları anlatıyor ve virüs ele geçirmeye başladığında ülkenin hızla çöküşünü gösteriyor.


'Federal Pandemi Servisi' virüs salgınına karşı alınacak yeni önlemleri bildirir... ve sonra bize, tam olarak bugün Tv haberlerinde gördüklerimizi gösterdiler.


-Bol bol el dezenfektanı kullandığınızdan emin olun!

-Ve ellerinizi sık sık yıkayın!

Boşalmış market rafları görüyoruz.

-Önce güvenlik!

Sığınaklara girmiş elitler görüyoruz.

Amerikan başkanı bile rahmete kavuşmuş.

-Bir Aşı olmalı!

-Yani bana Amerikan başkanının bile

aşısı olmadığını mı söylüyorsun?

-Hiç aşı yok!...

-Bana kalırsa garip bir şeyler dönüyor.

-Mezarlık öncesi, Amerikan başkanının cenazesini görüyoruz.


Bu tür şeylerin olacağını 2015 yılında nasıl bilebilirler?

23 Ağustos 2015, 'Yürüyen Ölülerden Kork' tv dizisinin 1.sezonunun ilk bölümünde,

Dünya nüfusunun çoğunu yok eden bir virüsten başka bir şey anlatmıyorlar.

-Bu bir virüs mü yoksa bir mikrop mu bilmiyorlar, ama giderek yayılıyor!


2007 yılında 'pandemi' isimli kısa bir tv dizisi yayına girdi. Yeni ölümcül bir virüs, bir adama bulaşıyor ve adam virüsü Avustralya'dan uçtuğu Los Angeles'a getiriyor.

Kaos ortaya çıkıyor ve sıkı yönetim ilan ediliyor.

Ulusal güvenlik devreye giriyor.

Bütün şehri karantinaya alıyorlar ve uymayanı vurma emri alıyorlar.


2013 yılında 'Nezle' isimli Kore filmi yayına girdi ve bu filmin konusu da yine aynı!

Yeni bir virüs nüfusu yok etmeye başlar ve kaos yaratır.

Yemek sıkıntısı ve sıkı yönetim başlar. "Acil Pandemi Durumu"


1995 yılı 12 Maymun filmi, gizemli bir hastalık sonrası ortaya çıkan kıyamet sonrası toplumunu konu eder.

-Virüsün izini sürerek, şimdiki insanlara yardımcı olması için bilgi toplamaya çalışıyorum.


2011 'Salgın' filmi...

YARASA'dan mutasyona uğrayan yeni bir tür KORONA virüsü, ÇİN'deki bir yarasadan bir insana bulaşır ve dünyanın diğer yerlerine yayılır.


2014 yılında, 'Son Gemi' isimli bir kısa dizinin ilk bölümü yayınlanır.

Dizide bir Amerikan destroyer gemisi gizli bir görevdeyken, bir virüs bütün dünyayı ele geçirir ve tek kurtulanlar onlardır.

-Nüfusumuzun çoğu ya öldü ya da ölüyor.


2005 yılında, 'Vendetta'nın V'si' vizyona girer.

Bu filmde bir virüs dünyayı ele geçirir ve sonrasında herkesin her yaptığını kontrol eden otoriter bir hükumet ortaya çıkar.


Bir de 1979 yılından Stephen King'in kitabı 'The Stand' var.

Bu kitapta, silah olarak üretilmiş bir virüs, askeri bio silah üreten bir laboratuardan yanlışlıkla dışarı sızar. Laboratuarda çalışan bir görevli, kilit altından kurtulur ve gaz istasyonunda çalışan insanlara virüsü bulaştırır.


Hükumet salgının yayıldığı bölgeleri karantina altına almaya çalışır, ama çok artık çok geçtir.

Virüs dünyaya yayılır ve nüfusun yüzde 99'unu öldürür.


1954 yılı 'Ben bir Efsaneyim' isimli kitapta, gizemli bir virüs bütün insanlığı etkiler ve onları canavarlara çevirir.


Aynı konunun işlendiği daha bir sürü filmi, bilgisayar oyununu veya tv dizisini örnek gösterebilirim.


Ama bence zaten ne demek istediğimi anladınız!


Uyanık kalalım

Korkuya inanmayalım


sevgiler


AHMET ÇINAR


Kaynak:

277 görüntüleme