İsveç’te Yoğun Tedbirler Alınmadan, Salgın Sona Eriyor


Resimde ölüm vakaları tarihe göre sıralanmıştır


İsveç'te Nisanın ikinci haftasında, yani zirveden sonra ölüm vakaları belirgin bir şekilde azaldı.

Orada, diğer ülkelerde ki gibi salgına karşı alınan 'yoğun tedbirler' (lockdown/tecrit) yapılmadı. Böylelikle ekonomi devasa hasar görmeden de, ölüm sayısının gerilediği gözükmekte.

Resimde ki eğri Worldometers ve John Hopkins üniversite eğrilerinden farklı duruyor çünkü onlar gelen günlük bildirmelere göre hazırlanmıştır. Oysa İsveç’te ki yetkililer ölüm tarihine göre vakaları sıralamışlardır.

Bilgiler İsveç halk sağlık makamı sayfasından (Folkhälsomyndigheten) indirilebilir.


İsveç Modeli ve Lockdown/Tecrit (Yoğun Tedbirler) Karşılaştırması:

En yeni rakamlara göre İsveç’te salgının sonuna doğru gittiğine işaret ediyor.

Baş epidemiyolog Anders Tegnell, İsveç’te yüksek oranda ölüm sayılarının, yeterince koruyamadıkları bakım evlerinde olduğunu ifade ediyor.

Şimdi İsveç halkı yüksek oranda, oluşan doğal bağışıklık sayesinde, bir daha ki kışa gelecek 'muhtemelen yeni bir covid-19 salgınına karşı daha korunmuş durumdalar..

Japonya, Güney Kore ve İsveç gibi sokağa çıkma yasağı uygulamayan ülkeler diğer ülkelerden daha olumsuz süreç yaşamadılar. Bu, alınan yoğun tedbirlerin etkisini sorgulamaya yol açıyor.

Covid19 muhtemelen, İsveç toplam ölüm istatistiğinde, 2020 yılı için görünür olmayacak. İsveç örneğinin gösterdiği durum, lockdown/tecritin (yoğun tedbirlerin) tıbbı olarak gereksiz, sosyal ve ekonomik olarak bir felaket olduğu.

İsveç’te Süreç Nasıl İşledi?

İlk defa 31. Ocak 2020 tarihinde, Wuhan şehrinden dönen bir kadında tespit edildi. 26. Şubat 2020 tarihinde ise enfekte olmuş birçok küme tespit edildi.

9. Mart 2020 de ülke içi bulaştırılmış ilk iki vaka Stockholm St.Göran-Hastanesin de tespit edildi. Diğer dışarıdan gelmiş vakaların hepsinin temas ettikleri bütün kişiler tespit edilmişti.

İlk ölüm vakası 11. Mart 2020 de bildirildi. Risk gurubuna dahil, 70 yaşın üzerinde ve yoğun bakımda bulunan bir hasta. O yurt dışında bulunmamıştı.

Yine 11. Mart 2020 de İsveç hükümeti, 500 kişiden fazla toplanmalar ceza altına alarak yasakladı. 29. Mart 2020 de bu rakam 50 kişiye düşürüldü.

12 Mart 2020 den sonra, test edilecek kişiler sadece yaşlılar, ağır hastalar ve tıbbı personel ile sınırlandı. 13 Mart 2020 çok ağır belirti göstermedikçe vatandaşların hastanelere gitmemesi tavsiye edildi.

15 Mart 2020 e kadar İsveç’te (yoğun olarak Stockholm şehrinde) toplam vaka sayısı 1190 idi.

26. Mart 2020 de rakam 2840 enfekte vakası ve 71 ölüm vakası tespit edildi.

Nisanın ortasında 10.000 üzeri enfekte olmuş ve 887 kişi vefat etmişti. Ölüm sayısının birdenbire yükselmesi, İsveç’te huzur ve bakım evlerine virüsün giriş bulmuş olmasıydı. Ziyaret yasağı koyulmasına rağmen.

Baş epidemiyolog Anders Tegnell'e göre, salgının durdurulması mümkün olmayacak bu nedenle vaka artışı alçak tutulmalı ki hastaneleri aşırı yoğunluktan korunabilsin. Ancak Anders Tegnell sürecin başından beri sosyal sonuçları gözden hiç kaçırmadı: Tedbirler aşırı olmamalıydı. İnsanlar bu tedbirlere gerekirse aylar boyu katlanabilmeleri mümkün olmalıydı. Bu metotla az riskli olanların süreç içinde bağışıklık kazanabilmelerini umut ediyordu.

En son hesaplamalara göre Mayıs başına doğru, en fazla etkilenen Stockholm da, vatandaşların üçte birinin bağışıklık kazanmış olacakları.

Sağlık Yetkililerinin Tedbirleri:

İsveç baştan beri yasak yerine bilinçli ve gönüllü disiplin yolunu seçti. Avrupa'da en liberal yöntemleri uyguladı, Japonya benzeri.

-Dokuzuncu sınıfa kadar okullar normal faaliyetlerine devam ettiler çünkü küçük çocukların risk gurubunda oldukları ya da taşıyıcılıkta önem gösterdiklerine dair bilimsel kanıtlar yok. Daha üst sınıflar için evden eğitim yolu seçilmiştir.

- Huzur evleri ziyareti yasaklanmıştır

- Gastronomi, ticaret ve ülke sınırları kapatılmamıştır.

- Üniversiteler de evden eğitim ve evden çalışmaya geçmiştir.



Yazar : Dr. Peter F. Mayer

Çeviren : N.P.


Kaynak: meinbezirk.at


0 görüntüleme