İnsanları evlerine kapatıyorsunuz. Bu bizim BAĞIŞIKLIK sistemimize ne yapıyor? - Dr. Erickson



Dr. Erickson:

Şimdi biraz bağışıklık sistemi hakkında konuşalım. Dr. Messihi bağışıklık sistemiyle ilgili konuların hocalığını yaptı. Biz yıllarca mikrobiyoloji okuduk. Biyokimya okuduk, mikrop bilimi okuduk. Bu üzerinde konuştuğumuz konuları anlamaya hayatımızı adadık.

Her şeyden önce bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığı hakkında bir-iki temel bilgi vermek istiyorum.

Bağışıklık sistemi, vücuda girdiğinde antikor oluşmasına yol açan, virüs, bakteri, parazit gibi maddelerle haşır neşir olaraktan gelişir. Çocuklar sokakta oynarken, yerlerde yuvarlanırken, ağızlarına birşeyler sokarken bakteriler vücudun içersine girerler ve vücudumuz bakterilerle savaşmak için immunoglobüller, antikorlar, antijenler üretir. Bağışıklık sistemi de böyle oluşur.

Bir çocuğu bir kavanozun içersinde steril bir biçimde yetiştirirseniz onun bağışıklık sisteminin gelişmesini bekleyemezsiniz. Bunlar immünolojinin, mikrobiyolojinin en temel bilinen prensipleridir. Bunları yıllardır biliyoruz.

Şimdi ben şunu görüyorum. İnsanları evlerine kapatıyorsunuz. Her şeyi temizleyin diyorsunuz. Dezenfektanlar kullanarak, mikropları, virüsleri öldürün diyorsunuz. Bakterilerin %99’unu öldürmeye çalışıyorsunuz. Maske takın diyorsunuz dışarı çıktığınızda. Bu bizim bağışıklık sistemimize ne yapıyor? Bizim vücudumuz çevresindeki dünyayla bakteri alışverişi, virüs alışverişi yaparak yaşar. Ve bağışıklık sistemimiz de doğal olarak vücudumuza giren her mikroba, virüse tepki geliştirir. Şimdi sen benim vücudumu bu alışverişten yoksul hale getirirsen benim bağışıklık sistemimin fonksiyonu azalmaya başlar. Evde kendimi izole ettiğim zaman bağışıklık sistemim yavaşlamaya başlar. Beni bu aktiviteden aylarca mahrum ederseniz bağışıklık sistemim iyice zayıflar.

Ve şimdi beni evime kapattınız. Ben deli gibi ellerimi yıkıyorum, deli gibi tezgah temizliyorum. Napıyorum? Bağışıklık sistemimin çalışması için ihtiyacı olan bütün faktörleri dışarıda bırakıyorum.

Lütfen bilimin mantığını takip edelim. Bakın arkadaşlar, bu mikrobiyoloji, bu bağışıklık bilimi. Biz iki doktor toplam 40 sene bu sahada deneyim kazanmışlığımız var. Bu bahsettiğimiz şeyler immünolojinin, bağışıklık biliminin en temel prensipleridir.

Gazeteci:

Yani evde karantinada kalmak ve sosyal mesafe kuralları aslında bizim için kötü. Bunu mu demek istiyorsunuz?

Dr. Erickson:

Bu, bağışıklık sisteminizin zayıflamasına sebep olur. Eğer bağışıklık sistemi zaten zayıf olan birini dış etkenlerden korumak istiyorsanız onu saklarsınız, karantinaya alırsınız. Ama bağışıklık sistemi sağlıklı bir şekilde çalışan bir insanın sürekli olarak alışverişte bulunması gerekiyor. Çocuk, bebek, anne karnındayken tamamen korunmuş bir alanda yaşar. Çocuk Dünya’ya geldiği an bağışıklık sistemi hiç oluşmamıştır. Bu nasıl oluşur? Bu, çocuğun elini ağzına götürmesiyle, yüzüne götürmesiyle virüslerin, bakterilerin vücuduna girmesiyle, vücudun bunlara karşı tepki göstermesiyle, antikor geliştirmesiyle gelişir. Bağışıklık sistemi böyle gelişir.

Gazeteci:

Nasıl? Yani insanlar sizce çok fazla mı telaş yapıyorlar?

Dr. Erickson:

Aynen öyle. Evet, çok telaş yapıyorlar. Ama bu medya yüzünden. Medyanın onları paniğe doğru yönlendirmesi yüzünden. Bakın karantina hepimizin bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Biz bu kadar uzun süre karantinada kalacağız. Ondan sonra hepimiz birden dışarı çıkacağız ve bağışıklık sistemlerimiz zayıflamış bir şekildeyken tekrar mikrop, virüs alışverişi yapmaya başlayacağız. Tahmin edelim bakalım nolacak? Hastalık oranları yukarıya çıkacak. Doktor eksikliği olan bir sistemde çok zorlanacağız. Bizim yapmamız gereken bu değil. Bunun hiçbir manası yok.

Gazeteci:

Peki o zaman Dr. Fauci yanlış beyan mı veriyor? Korona virüsünün gripten 10 kat daha ölümcül olduğunu söylüyor.

Dr. Erickson:

Belki en başta bunun böyle olmuş olma ihtimali vardı. Fakat ben şu an itibariyle elimdeki rakamlardan giderek çıkartım yapıyorum. Kimse haklı, kimse haksız demiyorum. Tamamen bilimin mantığıyla hareket ediyorum. Ve ben 2 aydır bu işin içersindeyim. 2 aydır her gece saat 2’de yatıyorum. Normal mesaim bittikten sonra oturup konuyla ilgili makaleler, araştırmalar okuyup konuyu anlamaya çalışıyorum. Yani ben yukarıdan bir binanın tepesinden aşağıya bakmıyorum. Ben sahada birebir insanlarla çalışıyorum. Kendi gözlemlerimle, kendi topladığım verilerle ilgili konuşuyorum.

2 ay önce elimde bu veriler yoktu. Şu anda elimde gerçek veriler var ve sizinle bu verileri paylaşıyoruz.

Bizim test yaptığımız hastaların %6,5’i korona pozitif çıktı. Bu, medya tarafından verilmiş veya siyasal bir veri değil. Bizim kendi bulduğumuz veriler.

Gazeteci:

Doktor Bey, o zaman siz şimdiye kadar bizi yönlendiren öteki doktorların, bağışıklık uzmanlarının söyledikleri yanlış, bizimki doğru mu diyorsunuz? Bizi şimdiye kadar yanlış mı yönlendirdiler? Bunu mu demek istiyorsunuz?

Dr. Erickson:

Ben, kimisi yanlış, kimisi doğru demiyorum. Ben sadece elimdeki datayı, bilgiyi paylaşıyorum sizinle.

Gazeteci:

E o zaman sizin şimdi elinizdeki bilgi bizi şimdiye kadar yönlendiren doktorların ellerindeki bilgilerden farklı mı? Bunu mu demek istiyorsunuz?

Dr. Erickson:

Benim söylediğim, onların elinde bilgi yoktu. Bilgi ancak elimize geçmeye başlıyor şimdi. Sağlıklı bilgiyi elde etmek için virüse zaman vermeniz lazım. Aralık ayından bugüne kadar elimizde sadece hipotezler, teoriler vardı. Virüs ilk başta ortaya çıkıyor. Biz onu tanımaya başlıyoruz. Yaptığımız tanıların, tedavilerin etkisini görmeye başlıyoruz. Sağlıklı bilgi, bu incelemeler yapılarak elde edilir.

İlk baştaki karantinayı anlıyorum. Tamam, ama elimize bilgi geçmeye başlayınca, olayı daha net görmeye başladıkça bu soruları sormamız lazım. Ülkenin tarihinde bu tip salgınlarda hiçbir zaman böyle bir önlem almadık. Niye şimdi böyle yapıyoruz?


Videonun Tamamı

411 görüntüleme