SAĞLIK ve BAĞIŞIKLIK BENİM KARAKTERİMDİR

Yazıdan SATIR BAŞLARI:

Madem ki “sosyal mesafe” sadece bir kandırmacadan ibaret, Ve madem ki “maske” , faydasızlığı yanında ciddi tehlikeler barındırıyor, bu şartlar altında bu ve buna benzer salgın hastalıklara karşı kendimizi nasıl koruyacağız? Cevap: Mükemmel bir bağışıklık sistemi ile.Özetle: Yaşadığınız yer, iklim, ev ve iş çevrenizde, beslenme alışkanlıklarınızda denge ve istikrar bağışıklık sisteminizi güçlü tutar. Temiz hava, temiz su, yeterli gün ışığı bağışıklık sisteminizi destekler. Moral ve stresten uzak bir yaşam sizi korur. Hem bu virüs’den korur, hem de daha bilmediğiniz binlerce müsibetten.

Sosyal mesafe?

Maske?

Güldürmeyin beni.

Bağışıklık da bağımsızlık da karakteriniz olsun.

SAĞLIK ve BAĞIŞIKLIK BENİM KARAKTERİMDİR


“Bağışıklık da, bağımsızlık da karakteriniz olsun.”

Madem ki “sosyal mesafe” sadece bir kandırmacadan ibaret,

Ve madem ki “maske” , faydasızlığı yanında ciddi tehlikeler barındırıyor,

Bu şartlar altında bu ve buna benzer salgın hastalıklara karşı kendimizi nasıl koruyacağız?

Cevap:

Mükemmel bir bağışıklık sistemi ile.

Allah aşkına bağışıklık sistemi nedir hocam?

Diye soran arkadaşlar için,

Bağışıklık sistemi:

Vücudunuzu müstakil bir ülke olarak düşünün,

Bağışıklık sistemi bu ülkenin iç ve dış düşmanlara karşı savunma gücüdür.

Bir ülke’nin mükemmel savunma gücü oluşturması için ne gerekiyorsa, bir vücudun mükemmel savunma gücü için de gereken şartlar odur.

Önce istikrar.

Bir ülke siyasi ve ekonomik olarak ne kadar istikrarlıysa savunma gücü de o derece de güçlüdür.

Durmaksızın siyasi çekişme ve kavga yaşayan, sık, sık rejim değişikliğine giden, yasa ve kanunları her gün değişen ülkeler istikrarsızdır. Savunma gücü zayıflar, emir komuta zinciri kırılır. Sadakat azalır.

Benzer şekilde ekonomik istikrarsızlık da bir ülkede savunma gücünü zaafa uğratır.

Birden bire zenginleşme beraberinde tembellik ve şımarıklık yaratır. Fakirleşme ise savunucu personelde isyan ve rüşvet belası ile kendisini gösterir.

Vücudunuzu bir ülke gibi düşünün.

Bağışıklık sisteminiz sizin ordunuzdur, polisinizdir, istihbarat örgütünüzdür. Silah ve mühimmat fabrikalarınızdır. Silah ve mühimmat depolarınızdır.

Sizi yani vücudunuzu iç ve dış düşmanlara karşı koruyan sistemdir.

Virüs bir dış saldırgandır. Ve onu ne sosyal mesafe ne de maske etkisiz hale getirebilir.

Onu durdurabilecek tek güç vücudunuzun askerleri, polisleri, istihbarat örgütü , silah donanım ve mühimmat yeterliliği olacaktır.

Ve bu ordunun savaşı kazanmak için,

En büyük ihtiyacı yaşam tarzınızdaki istikrardır.

Peki vücudunuzda yani ülkenizde istikrarı nasıl sağlarsınız?

Yaşadığınız iklimi, coğrafyayı sık, sık değiştirmeyin.

Yani hangi coğrafyada yaşıyorsanız, o coğrafyanın şartlarına benzer bölgelerde bulunun. Deniz seviyesinde geçen bir ömrün üzerine bir dağ köyüne ziyaretiniz veya soğuk bir iklimden, sıcak bir bölgeye, kurak bir yerden, sulak bir yere göç etmeniz vücudunuz için ciddi bir rejim değişikliğidir. İstikrarsızlıktır.

Beslenme alışkanlıklarınızı sık, sık değiştirmeyin.

Yiyecek türleriniz ile oynamayın. Bir yıl vegan olup, ertesi yıl etobur olmayın. Atalarınızdan ne gördü iseniz öyle beslenin. Bilmediğiniz otlara, köklere dadanmayın.

Kötü bir alışkanlığınız varsa mesela tütün, alkol gibi. Veya sürekli kullandığınız bir ilaç varsa. Sakın aniden bırakmayın. Vücudunuzu alıştıra, alıştıra kesin.

Kimyasal maddelerden ve radyasyondan uzak durun.

Vücudunuzu her gün şampuan, deterjan ve hatta sabunla yıkamayın.

Sadece duru su ile duş alın ve genellikle haftada bir kez doğal sabun ile yıkanın.

Dengeli ve istikrarlı yaşayın.

Temiz hava, yeterli ve dengeli doğrudan güneş ışığı, temiz ve doğal içme suyu kullanın.

Atalarınızın beslenme alışkanlıklarını takip edin. Kırsal bölge geçmişiniz varsa deniz ürünlerine pek tevessül etmeyin. Nesiller boyu deniz ile iç içe bir geçmişiniz varsa kırmızı etten biraz uzak durun.

Doğal seleksiyon şaka değildir.

Denge ve istikrar dışında bağışıklık sisteminizin ikinci silahı “moral” dir.

Korku ve endişe, yüksek ışık (özellikle beyaz ışık.), gürültü, açlık ve susuzluk stres faktörleridir.

Stres, moral ve motivasyonunuzu yok eder. Elbette bağışıklık sisteminizi de yok eder.

Ağır bir spor veya egzersiz yapıyorsanız aniden bırakmayın, yapmıyorsanız aniden ağır bir spor ve egzersiz programına girmeyin.

Bağışıklık sisteminizin baş aktörleri:

Kolesterol,

Vitaminler,

Minerallerdir.

Kolesterol çok önemli bir doğal detoks molekülüdür. Bağışıklık sistemimizin bel kemiğidir. Eksikliği ölümcüldür.

Ancak A,D,E,K ve B12 vitaminleri aynı zamanda “toksik” tir.

Kan düzeyi ölçmeden dışarıdan destek olarak kullanılmaları doğru değildir.

Özetle: Yaşadığınız yer, iklim, ev ve iş çevrenizde, beslenme alışkanlıklarınızda denge ve istikrar bağışıklık sisteminizi güçlü tutar. Temiz hava, temiz su, yeterli gün ışığı bağışıklık sisteminizi destekler. Moral ve stresten uzak bir yaşam sizi korur. Hem bu virüs’den korur, hem de daha bilmediğiniz binlerce müsibetten.

Sosyal mesafe?

Maske?

Güldürmeyin beni.

Bağışıklık da bağımsızlık da karakteriniz olsun.

Op. Dr. Bilgehan Bilge

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı

7 Temmuz 2020


Kaynak:

SAĞLIK ve BAĞIŞIKLIK BENİM KARAKTERİMDİR - Bilgehan Bilge Facebook Sayfası

516 görüntüleme