top of page

Doktorlar Aşılar Hakkında Yeterince Bilgiye Sahip mi?

  • 1 Mar
  • 1 dakikada okunur





Videonun Metni :


Doktorluğa ilk adım attığınızda, aşılarla ilgili ne tür bir eğitimden geçtiniz?


Dürüst olmak gerekirse, bu konuda pek bir konuşma hatırlamıyorum.

Bize sadece hastalıkları önlemeye yardımcı oldukları öğretilmişti.


Stajlarımız sırasında bize aşıların güvenli ve etkili olduğu söylendi. Sonra da “işte takvim” denildi…

Bu aşıların içinde ne olduğu bize öğretilmiyor. Sadece takvimin nasıl olduğu anlatılıyor.

Bize etkili oldukları ve milyonlarca insanın hayatını kurtardıkları anlatıldı. Takvimi öğrendik ama içeriği öğrenmedik. İnanılmaz ama bize çok da fazla bir şey öğretmediler.

Önümüze bir aşılama programı koyup “bunlar insanlığın kurtarıcısı, güvenlidir ve herkesin aşılandığından emin olmanız gerekir” denildi.

“Aşılar alanında her şey yolunda; hepsi güvenli ve etkili. Her şey karara bağlanmış durumda, yeniden sorgulamaya gerek yok.” denildi.


Diğer herkes gibi açıp prospektüse bakmanız gerekiyor. Ben de aşıların içine ne konduğunu bilmiyorum.

Ben de açıkçası içinde sadece serum gibi bir sıvı ve virüs parçacıkları olduğunu düşünüyordum; sözüm ona çok güvenli.

“Doktorunuz tüm bu araştırmaları zaten yapmıştır” argümanı var ya… gerçekten kendi başına yaptıysa tabii!


Aşıların kötü bir yanı olabileceğine dair hiçbir tartışma olmadığı için,

siz de kendi başınıza araştırma yapmazsanız, aşıların iyi olduğu, herkesin yaptırması gerektiği ve kliniğinize gelen her çocuğun takvime göre aşılanması gerektiği varsayımını benimsiyorsunuz; aksi halde korkunç bir hastalığa yakalanacakları düşünülüyor.


Eğer doktorlar bu konuda eğitim almadıkları için aşılar hakkında yeterli bilgi sahibi değilse, o zaman kime güveneceksiniz?

Ebeveynlere güvenmek zorundasınız. Anne babaları dinlemek zorundasınız!


Kaynaklar :

Yorumlar


● “Uyuyan milletler ya ölür ya da köle olarak uyanır” - Nutuk (Atatürk)

 

● Önce seni görmezden gelirler, Sonra sana gülerler, Sonra sana saldırır ve seni yakmak isterler. Sonra da anıtını dikerler. (Nicholas Klein)

● Alay etmek baskı gibidir. Uygar bir ülkede bir hareket, alay edilerek yok edilemediğinde yavaş yavaş saygı görmeye başlar (Mahatma Gandhi)

● Ülkenin senin için ne yapabileceğini değil, senin ülken için ne yapabileceğini sor (J.F.Kennedy)

bottom of page