Çok Değerli Bir AYIKLANMA PROGRAMINDAYIZ - Mahmut Demirkan

Yazıdan SATIR BAŞLARI...


  • Birey olanlar, kendi haklarını savunmak için mücadele edenler ve bu savaşta tarafını iyilikten yana seçenler, iyilik yapanlar ve yapmaya devam edenler kazanıyor.

  • Allah’a güvenmeyip, şeytanın aç kalmakla, fakirlikle korkuttuğu insanlar kaybediyor ve tarihte hep kaybetmişler.

  • Çok değerli bir ayıklanma programındayız. Yüce Tanrı’nın yasaları işliyor. Anayasal haklarını savunmayan, kendi bireysel özgürlüğü için mücadele etmeyen birey olmanın ne demek olduğunu bilmeyenler bedelini ödüyor ve ödeyecek.

  • Anayasal haklarımı biliyorum. PCR testi yaptırmadan ameliyat yapamayız diyen iki hekime karşı dik duruşumuz ile arkadaşımın dört yaşındaki küçük kızını PCR testi yaptırmadan şehir hastanesinde ameliyatını yaptırdık.

  • Kendi alanlarındaki / sınırlarındaki bireysel savunmalarını yapamayanlar " Nasrettin hoca bizi kurtar" diye sesleniyorlar. Herkes kendi alanında, bölgesinde, çevresinde, işinde, mahallesinde savaşını verecek.

  • Ülkemizdeki ve tüm dünyadaki yangınları çıkartanlar ile sahte salgını çıkartanlar, yani küreselciler ve ülkemizdeki işbirlikçiler aynı insanlardır.


Dün gece whatsapp grubunda, paylaşılan “ orduevlerine aşısı olmayanlar alınmayacak” haberi ve son günlerde yaşadığımız üzücü ve kötü olaylardan etkilenen çoğu insan gibi arkadaşımız Seda Hanımda “Kaybediyoruz galiba” diye yazdı. Ben de şöyle yazdım. Seda hanım bence kazanıyoruz. Bu bir paradoks ve Allah’ın izniyle, her şey yolunda. 🙂

Birey olanlar, kendi haklarını savunmak için mücadele edenler ve bu savaşta tarafını iyilikten yana seçenler, iyilik yapanlar ve yapmaya devam edenler kazanıyor.

Sürü olanlar ve tarafını, korku içinde adaletsizlikten, kötülükten, haksızlık yapanlardan yana tercih edenler ve

Allah’a güvenmeyip, şeytanın aç kalmakla, fakirlikle korkuttuğu insanlar kaybediyor ve tarihte hep kaybetmişler.
Çok değerli bir ayıklanma programındayız. Yüce Tanrı’nın yasaları işliyor. Anayasal haklarını savunmayan, kendi bireysel özgürlüğü için mücadele etmeyen birey olmanın ne demek olduğunu bilmeyenler bedelini ödüyor ve ödeyecek.

Korku ile frekansları değişen insanların öfkeleri ve şiddeti rüzgar tersine dönünce kötülük yapanlara yönelecektir. Kötüler, yaptıkları kötülükler tarafından cezalandırılacaktir. İnsan ne ekerse onu biçer.


Gözlemci kalarak anayasal haklarımızı savunarak, birey olarak mücadelemize devam edelim. Orduevine girmeyen kişi kendi hakkını savunsun. Kendi özel alanına saldırı var. Beni ilgilendirmiyor çünkü ordu mensubu değilim, ordu evini kullanamam zaten 🙂


Sahte aşı yaptırmayana iş ve ekmek yok diyenlere, o iş yerindeki insanlar cevap versin. Yasal haklarını savunsunlar.


Ben kendi alanım/ sınırlarım dahilinde sıradan bir vatandaş ve diş hekimi olarak anayasal haklarımı savunarak bireysel mücadelemi veriyorum. Bu süreçte, hakkımda üçü idari, biri adli olmak üzere dört soruşturma açıldı ve üçü devam ediyor. Birinden ceza verdiler ve idari mahkemesinde dava açtım. Ayrıca bize saldıranlara karşı savcılıklara suç duyurularımı yaparak yolculuğuma devam ediyorum.

Anayasal haklarımı biliyorum. PCR testi yaptırmadan ameliyat yapamayız diyen iki hekime karşı dik duruşumuz ile arkadaşımın dört yaşındaki küçük kızını PCR testi yaptırmadan şehir hastanesinde ameliyatını yaptırdık.

Birey olursak başarıyoruz. Birlik olmadan önce Birey olmalıyız. Ne yazık ki Birey olmadan birlik olmaya çabalıyoruz. Bu yüzden güçlü olamıyoruz ve dağılıyoruz. Benim yaşam biçimim; önce BİREY olmaktan yanadır. Önce Can sonra Canan demiş atalarımız… Önce kendimizi sevelim sonra başkalarını, önce kendimize merhametli olalım sonra başkalarına, önce kendimize değer verelim sonra başkalarına. Önce kendimizi kurtaralım sonra başkalarını… Daha sonra BİREYLER bir şekilde BİRLİK olacaktır. Yasa böyle işliyor. Rad Suresi 11. Ayeti hatırlatmak isterim.


Sahte Aşıyı ben ailem ve tüm çalışma arkadaşlarım ve aileleri yaptırmadık. Uyarılarımıza ve bilgilendirmelerimize devam ediyoruz. İknadan çıktık. Artık, umurunda değil ve ikna etmekle uğraşmıyorum. Çünkü insanların çoğu uyuyordu ve bizler uyandıramadık. Sivrisinek sesi ile uyananlar uyandı. Uyanmak istemeyenlere davul ve zurna geliyor. Bu süreçte uyananlar ve uyanmak isteyenler olarak, birbirimize destek olmalıyız moral vermeliyiz ve hayatta kalmaya çalışmalıyız.

Kendi alanlarındaki / sınırlarındaki bireysel savunmalarını yapamayanlar " Nasrettin hoca bizi kurtar" diye sesleniyorlar. Herkes kendi alanında, bölgesinde, çevresinde, işinde, mahallesinde savaşını verecek.

Şu anda ülkemiz yanıyor. Halkımız kendi sınırlarını, topraklarını, alanlarını korumak için can siparene mücadele veriyor. Başka bölgelerden de iyi insanlar ateşi söndürmek için ateşi söndürmeye su ve toprak taşıyorlar amaçları ellerinden gelenin en iyisini yapabilmek ve seçtikleri tarafı belli etmek. Onların tarafı iyiliktir. Ateş düştüğü yeri yakıyor ve o yeri oranın halkı ve iyilik için başka bölgelerden gelen insanlar kurtarıyor.


Buradan yola çıkarak herkes kendi sınırlarına olan saldırıda birey olarak cevaplarını vermelidir. Alan savunmasına örnek yangında verilen mücadeledir. Umudumu hiç kaybetmedim sivrisinek vızıltısı ile uyananlar ile davul zurna ile uyananlar arasında fark vardır. Davul zurna ile uyanan bunun hesabını da davul zurna ile verecektir. İnşallah, zaferlerde kutlamalarda kullanılan davul, zurna seslerini duymaya az kaldı diye düşünüyorum.


Yasalarımız net, savcılıklara suç duyurusu ile mağdur olan kişi ya da kişiler alan savunması yapacak. Kendi alanlarındaki yani sınırlarındaki hakları ve özgürlükleri için mücadele etmek istemeyenlerin çığlıkları beni artık ilgilendirmiyor.


Siz ve bu mücadele emek veren tüm arkadaşlarımız anayasal haklarımızı çevremize anlattık. Örnek dilekçeleri yayınladık. Sağır sultan duymuştur. Hareket etmeye gelince başkaları yapsın aradan sıyrılayım diyenlerin çığlıkları artmaya başladı.


Savaş hala devam ediyor. Her şeye rağmen, Allah'ın izniyle sezgisel olarak kazandığımıza inanıyorum/güveniyorum.🙂 Kanıtlar henüz olmasa dahi ve sonuçları görmesem dahi... 🙂

Tüm kaosa rağmen her şey yolunda. Allah’a güveniyorum. Rabbimizin vaadi gerçektir.

Ülkemizdeki ve tüm dünyadaki yangınları çıkartanlar ile sahte salgını çıkartanlar, yani küreselciler ve ülkemizdeki işbirlikçiler aynı insanlardır.

Karanlıklara hizmet edenler kaybediyorsunuz. Aydınlığa hizmet edenler kazanıyor. Ektiğiniz kötülükler ve korkular tarafından cezalandırılacaksınız. Başınız belada. Allah belanızı versin. Beter olun, helak edilin ve yaktığınız ateşlerde yanın. İnşallah yargılanıp, ceza aldığınızı görürüz.


Gökyüzüne bakmayı unuttuk. Ay takvimine bakalım. Yeni Ay döngüsü, Ayın en karanlık dönemidir. Yeni Ay’a giriyoruz. 8. Ağustos. 2021 de Yeni Ay oluşuyor. Bu karanlık dönemde lütfen sakin kalalım. 15. Ağustos. 2021 tarihinde İlk Yarım Ay döngüsüne gireceğiz. Gerçekler yavaş yavaş açığa çıkıyor. Ayın en parlak hali Dolunay’a 22. Ağustos.2021 tarihinde giriyoruz. Dolunay da karanlıklar, aydınlığa ulaşır. Gerçekleri apaçık Dolunay’da göreceğiz. Gören gözler için yüce Allah’ın ayetleri apaçık ortadadır.


Bu zorlu süreçte akıl sağlığımıza dikkat edelim. Daha şiddetli olaylar oluyor ve dahası olabilir. Korku ve üzüntü insana dair bir duygudur. Korkabiliriz ama aşırı korku yani kaygı/ anksiyete tehlikelidir. Devam ederse depresyona dönüşür. Depresyona giren birçok arkadaşa yazılı, sözlü ve videolu açıklamalarında şahit oldum.


Lütfen akıl sağlığımızı korumak adına gözlemci kalmanızı tavsiye ediyorum.

Doğayı gözlemleyelim. Mesajlara odaklanalım.

İnşallah, kazandığımızın kanıtlarını da görelim ve sağlıklı ve kaliteli yaşayalım.

Tüm övgüm bilmediklerimizi bize öğreten yüce Allah'a dir. 🙏🙂


Selam, Sevgi, Cesaret ve Tebessüm ile...


04. Ağustos. 2021 Ankara

Mahmut Demirkan

896 görüntüleme

İlgili Yazılar

Hepsini Gör