Anayasa Prof. Kemal Gözler: Kanunla getirilmemiş bir yasağın içeriğini TARTIŞMAYA DAHİ GEREK YOKTUR!

Anayasa Profesörü Kemal Gözler'den Genelgeler ve Anayasa'yla ilgili ÇOK NET açıklamalar...


Yazıdan SATIR BAŞLARI...

  • Son bir yıldır sorulan soruların cevabı hep aynı: Bu yasak ve tedbirler, hukuka aykırıdır. Çünkü, Anayasamızın 13’üncü maddesine göre, bir temel hak ve hürriyet, ancak kanunla sınırlanabilir.

  • Bunlar, yönetmelikle veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle de yasaklanamaz. Kanunla getirilmemiş bir yasağın içeriğini tartışmaya dahi gerek yoktur.

  • Kısacası “genelge”, bir bakanın kendi personeline verdiği bir emirdir. Bakanı ve emrin muhatabı olan personel dışında kimseyi ilgilendirmez. Genelgelere vatandaşların hakları ve ödevleriyle ilgili bir hüküm konulamaz.

  • Peki ama uygulama da öyle mi? Hayır. Hiç de değil. Uygulamaya baktığımızda tam tersini görüyoruz. Genelgelerle vatandaşların hak ve ödevlerini etkileyen düzenlemeler yapılıyor.

  • Polislerin fotoğrafının çekilmesi yasağı, sağlık personelinin istifa yasağı ve keza alkol satışı yasağı, sokağa çıkma yasağı gibi pandemiyle mücadele amacıyla getirilen ve bir temel hak ve hürriyeti sınırlandıran bütün yasakların kanunla konulması gerekir.

  • Yukarıda açıkladığım gibi, bunlar “göstermelik genelge”dirler.

  • Bu idarî para cezaları hukuka aykırıdır ve itiraz edilmeleri halinde sulh ceza hâkimlikleri tarafından kaldırılmaları gerekir.

  • Malum, hukukumuz geçmişte de pek parlak değildi. Ama geçmişte bu kadar ağır hukuka aykırılıklara şahit olmadık.


Yazar : Anayasa Profesörü Kemal GÖZLER,

“Genelge Devleti: Hukukta Şeklin Önemi Üzerine”

www.anayasa.gen.tr/genelge-devleti.htm

Türk Anayasa Hukuku Sitesi

Yayın Tarihi: 14 Mayıs 2021


Son haftalarda pek çok okuyucumdan, başta alkol satışı yasağı olmak üzere, Kovid-19 salgınıyla mücadele amacıyla alınan çeşitli tedbirlerin hukuka uygunluğuyla ilgili sorular soran e-postalar alıyorum.


Ayrıca bana bu konularda neden yazmadığımı da soruyorlar. Cevabı basit: Çünkü bu konularda ben zaten yazdım. Kovid-19 tedbirleriyle ilgili 5 Temmuz 2020 tarihinde bir makale, 6 Temmuz 2020 tarihinde ikinci bir makale yayınladım. 15 Ekim 2020 tarihinde de sağlık personeline getirilen istifa yasağıyla ilgili bir makale yayınladım. Pandemiyle mücadele sürecinde yeni tedbir ve yasaklama örnekleri ortaya çıksa da ana sorun hep aynıdır. Bu makalelerde yaptığım açıklamalar, yeni tedbirler ve yeni yasaklar için de geçerlidir.


Son günlerde kolluk personelinin görevini ifa ederken fotoğraflarının çekilmesi yasağına ilişkin de sorular geliyor.


Son bir yıldır sorulan soruların cevabı hep aynı: Bu yasak ve tedbirler, hukuka aykırıdır. Çünkü, Anayasamızın 13’üncü maddesine göre, bir temel hak ve hürriyet, ancak kanunla sınırlanabilir.

İnsanların sokağa çıkması, sağlık personelinin istifa etmesi, alkollü içeceklerin satılması veya keza kamusal alanlarda görevini ifa eden polislerin fotoğraflarının çekilmesi ancak kanunla yasaklanabilir.

Bunlar, yönetmelikle veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle de yasaklanamaz. Kanunla getirilmemiş bir yasağın içeriğini tartışmaya dahi gerek yoktur. Böyle bir yasak, sırf biçiminden dolayı, yani kanun şeklinde yapılmamasından ötürü Anayasaya aykırıdır.

Yazının alt başlıkları

  1. Bu Yasaklar Neyle Konuldu?

  2. “Genelge” Nedir?

  3. Bu Genelgeler Neden Hukuka Aykırı?

  4. Peki Uygulama Nasıl?

  5. Hukuk Normlarının Genelgeyle Konulmasının Yol Açacağı Sakıncalar

  6. Resmî Gazete Ne İşe Yarar?

  7. Neden Bu Yasaklar, “Kanun”, “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”, “Cumhurbaşkanı Kararı” veya “Yönetmelik” ile Getirilmiyor?

  8. Değişen Ne?

  9. Hukukta Şeklin Önemi

  10. Sonuç


Yazının tamamını Kemal Gözler'in Türk Anayasa Hukuku Sitesinden okuyabilirsiniz.

https://www.anayasa.gen.tr/genelge-devleti.htm



NOT:


Yazar'ın,

"AKP iktidarının bu anayasal imkânlar var iken, genelge yoluna başvurmasının sebebini anlamak mümkün değildir."

'in yanıtı da aslında gayet açıktır. Açıktır çünkü yasakların dayandırılabileceği bilimsel bir temeli yoktur. Ne böyle bir virüsün varlığı Koch Esaslarını sağlayacak şekilde bilimsel olarak ispatlanmıştır ne de tüm vaka ve ölüm sayılarının dayandırıldığı testin bir geçerliliği vardır.


Dolayısıyla er ya da geç bu sahtekarlığın tüm dünyaca anlaşılması halinde geride resmi izler bırakmayarak belki bir şekilde bu sorumluluktan sıyrılabilme hesaplarıyla bu yola başvurulmuş olabilir.

738 görüntüleme

İlgili Yazılar

Hepsini Gör