Kovid-19'un öncü virüsü(!) 2003'deki SARS'ın dahi varlığı KANITLANMAMIŞTIR ! - Dr. Andrew Kaufman

Covid-19 (SarsCov2) 'un öncüsü ve bağlantılı olduğu iddia edilen 2003'deki Sars virüsünün (SarsCov1) dahi varlığı kanıtlanmamıştır. Bunu iddia eden Nature bilim dergisindeki makale tam bir düzmecedir.


Dr. Andrew Kaufman, belirli bir hastalığın nedeninin belirli bir bakteri veya virüs olup olmadığına karar vermek için standart kriter olan Koch'un Esaslarını açıklayıp iddia konusu yayınları inceleyerek bu düzmeceyi ifşa ediyor.


Videonun Metni


Merhaba! Hepiniz hoş geldiniz. Ben Dr. Andrew Kaufman.

Bugün size güzel bir sürprizim var. Yeni bir Powerpoint sunumum var.

Bugün size Koch Esaslarından bahsedeceğim.

Biliyorum, bir çoğunuz buna dair soru soruyor. Şimdi ekranımı paylaşacağım. Kusura bakmayın. Yanlış şeyi seçmişim. İşte başlıyoruz. Dediğim üzere... bugünkü sunumun...

başlığı: "Koch Esasları - Virüslerde sağlandı mı? Ya da fareli nehirdeki Horoz".


Bu arada lütfen web sitemi ziyaret edin: www.andrewkaufmanmd.com

Oradan danışma ya da röportaj talep edebilirsiniz, soru sorabilirsiniz, yorum ya da geri bildirim bırakabilir veya benimle temasa geçebilirsiniz.

YouTube serimin adı "Medicamentum Authentica". (Hakiki Tıp).

YouTube kanalımda, "Andrew Kaufman" altında mevcut.

Bitchute'ta da kanalım var: Dr.AndrewKaufman. Lütfen beni orada da bulun.

Tamam.


Şimdi Koch Esaslarının ne olduğunu konuşalım. 4 esas var.

Bunlar, bir mikroorganizmanın/mikrobun bir hastalığa sebep olup olmadığını anlamak için ilk olarak 1800 sonlarında geliştirilmiş bir takım akl-ı selim kurallarıdır.


● İlk esas şu: Mikroorganizma, rahatsızlığa yakalanmış tüm canlılarda bol miktarda bulunmalı ama sağlıklı canlılarda bulunmamalıdır. Gayet akla uygun.


● 2 numara: Mikroorganizma, rahatsız canlıdan ya da kişiden ayrıştırılmalı ("izole" edilmeli) ve saf bir kültürde yetiştirilmeli.


● 3: Kültürlenmiş mikroorganizma, sağlıklı canlıya verildiğinde onda da rahatsızlığa sebep olmalıdır. Yani hasta kişiden ayrıştırıp arındırdığınızda, onu artık sağlıklı insana koyup aynı rahatsızlığa sebep olabilirsiniz.


● Ve 4.: O organizmayı hasta ettiğiniz kişiden de ayrıştırabilmelisiniz.


https://en.wikipedia.org/wiki/Koch%27s_postulates


Bütün bu adımları yapabiliyorsanız, o mikroorganizmanın/mikrobun o rahatsızlığa sebep olduğunu kanıtlamışsınız demektir.

Bazı izleyicilerimin yolladığı bu makaleye denk geldim.

Koch Esaslarının Sars virüsünde sağlandığını iddia ediyor !

2003'te Nature'da, en kıdemli bilimsel bültenlerden birinde yayımlandı.

Buna dikkat çekmek önemli çünkü ben Koch esaslarının sağlanmadığını söylemekteyim.

https://www.nature.com/articles/423240a#sec2


Şu yüzden de önemli: Sars virüsü "Sars Cov 1"dir, yani "Sars Cov 2" ile bağlantılı olduğu iddia edilen virüs. 2 ise Covid19'un diğer adı. Yani bu, şu anki Covid19 durumunun öncü virüsü.

Size tarihsel arka plan sağlayacak.

Daha buradaki başlıkla yazı arasında bile sizi yanılttıklarını söylemek isterim.

Çünkü 2. paragrafta "Virütik hastalıklarda Koch Esaslarının Rivers'ça değiştirilmiş haline göre" yazmışlar, Yani Koch Esasları değil, Rivers kriterleri. Farklı şeyler.

O zaman başlığa yazmaları gerekirdi ama size Koch Esasları sağlanmış zannettiriyorlar.

Rivers'a göre virüsün hasta ettiğini tespit etmek için 6 kriter var. Bu 6 kriteri size anlatacağım. Sonra bunları Koch Esaslarıyla kıyaslayacağım. Renk kodları neyin neyle eşleştiğini gösteriyor. Birçok örtüşme olduğunu görüyorsunuz.


Rivers'ın zorunlu tutmadığı madde "mikroorganizmanın hastalarda olup sağlıklılarda olmaması" idi. Rivers için ispatı zor gelmiş olmalı ama bence bu büyük bir eksiklik.

Çünkü bir virüsü o hastalığa sahip birinde bulamıyorsanız o hastalığa sebep olduğunu nasıl bilebilirsiniz? Yine de es geçeceğim çünkü Rivers kriterlerini izliyorlar. Ben de Rivers kriterlerini uygulayacağım.


1 Numara

Virüsün hastadan ayrıştırılmasını şart koştuklarını görebiliyorsunuz, tıpkı Koch'un kriteri gibi.


2 Numara

Yetiştirilmelerinde de hafif fark görüyorsunuz çünkü virüsler canlı organizmalar değil, kendiliğinden üreyemiyorlar. Saf kültürde yetiştiremiyorsunuz. Yani mesela hasta birinden stafilokok ayrıştırdığınızda o stafilokoku saf kültürde yetiştirebilirsiniz, sadece stafilokok hücreleri olur. Ama virüsler üreyemediği ve canlı olmadığı için saf virüsten ibaret kültürde yetiştiremiyorsunuz. O yüzden konak hücre gerekiyor.

Hastanın kendi hücreleri örneğin ya da virüsün ilk kaynağı.


3 Numara

Rivers'ta olup Koch'ta olmayan "süzülebilirlik ispatı" kriteri var. Bu önemli çünkü virüs parçacıkları çok çok ufaktır, nanometre (nm) ölçeğindedir. Metrenin milyarda 1'i. Eğer insanların taktığı maskeden çok daha küçük gözenekli süzgeçleri varsa sadece virüs olduğu düşünülen parçacıklar geçebilir, karışımdaki diğer konak hücre, bakteri, mantar gibi tüm hücreler süzülür. Virütik parçacığı ayrıştırmanın bir yoludur bu.


4 numara:

Ayrıştırılmış parçacığı/virüsü alıp sağlıklı insana vermeli, aynı hastalığa sebep olabilmelisiniz. Koch Esaslarının 3.süyle aynı.

Bu şeyin hastalığa sebep olduğunu kanıtlamak için en önemli kriter budur.

Bu adım olmadan "hastalığa sebep oldu" diyemezsiniz çünkü öncesinde hasta insanda bulsanız bile bu sadece "birlikte bulunma"dır, ya da "karşılıklı ilişki"dir. Bu da birinin diğerine sebep olduğunu kanıtlamaz.


Örnek de vereyim. Diyelim ki yangına denk geldiniz, itfaiyecileri gördünüz. Sırf oradalardı diye yangını itfaiyecilerin çıkardığını varsayamazsınız. Onlar yangınla "birlikte bulunuyorlar". Ve tam tersini yapıp yangını söndürüyorlar. Yani bu adım olmadan kafanız gerçekten karışabilir.


5. kriter ise

"virüsün tekrar ayrıştırılması". Kendi hasta ettiğiniz kişiden virüsü/etkeni tekrar ayrıştırabilirsiniz.


Son olarak:

"Virüse karşı belirli bir bağışıklık tepkisi tespit etme". Belirlilik meselesi yüzünden bunu kanıtlamak çok daha zor ama bu konuşmamda buna çok değinmeyeceğim çünkü en az önemli kriter olduğunu düşünüyorum.


Rivers kriterlerinde neyin olmadığına dikkat edin, genetik madde, DNA, RNA'ya dair hiçbir bahis yok. Diğer deyişle, bu kriterleri kanıtlamak için genetik maddeye bakmaya bile gerek yok ve bir virüsün hasta ettiğinin ispatlanmasında, en azından resmiyette, genetik maddenin rolü yok. Nature makalesinde bu durumu gözlemliyorum.


Rivers'ın bu 6 kriteri ortaya koyduğu 1937 tarihli makalesine gidip baktım.

Söylediklerini biraz daha ayrıntılı öğrenmemizi sağlayacak birkaç sözünü buldum.

Rivers, T.M.J. Bacteriol. 33, 1-12 (1937)


● İlk sözü:

"...artık Koch Esasları tam sağlanmadan da bir organizmanın bir illete sebep olduğuna dair kusursuz bir kanıt getirmek mümkün." Yani diyor ki kendisinin kriterlerinde yer almayan adımları atlayıp yine de bir virüsün bir hastalığa sebep olduğunu kanıtlayabilirsiniz.


● Sıradaki sözü:

"...özellikle virüslerin sebep olduğu hastalıklarda, Koch Esaslarına kör bağlılık faydadan ziyade ayak bağı olabilir." Bence bu şuna işaret ediyor: Belki kendisi bir nevi kısayol arayışındaydı, belki bazı adımları uygulamak zordu, kendi yoluyla ise virüsün hasta ettiğini kanıtlamak daha kolaydı. Böyle şeylere karar verirken çıktınızın muhakemenizi etkilemesi iyi değildir ama yine de Rivers kriterlerini geçerli sayacağım.


"Virütik hastalıklarda Koch Esaslarının sağlanmadığı mâlumdur" demiş. 1937'de yazılmaya yazıldı ama bugün de aynı durum geçerli.


"Bir kere, sebep olduğu her hastalıkta virüsün varlığını göstermek zorunlu değildir" demiş. Bunun arkasındaki mantığı gerçekten anlamıyorum çünkü virüs orada değilse hastalığa sebep olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz? Ama bir kez daha bu kriterleri kabul edeceğim çünkü yazar bunları belirtmiş.


● Son alıntı: "Virüsler, ister parazit olsunlar ister öztezleşen süreçlerin ürünleri, konak hücrelerle çok yakından ilgilidir." Bu gerçekten önemli çünkü virüslerin tabiatına dair bir tereddütü açığa vuruyor. "Öztezleşen süreçlerin ürünleri" olmalarını söylediğinde apoptotik cisimleri kast ettiğini düşünüyorum.


Hücrelerimiz apoptoz denilen programlanmış hücre ölümünden geçer. Çeşitli şeylere cevaben bu olur. Doğal bir vaka da olabilir. Ama büyük bir hastalık yaşandığında da hücreler bu sürece girip küçük kabarcıklara ve cisimlere bölünebilir. Sanırım o bunlara öztezleşen süreçlerin ürünleri diyor. Ama bunlar virüsten çok farklı çünkü dışarıdan değil, kendi vücudumuzdan geliyorlar. Konak hücreyle yakından ilişkili olmaya da dikkat çekiyor ki ele alacağım deneysel yöntemlerde bu çok önemli.

Hastalığa sebep olsun diye sağlıklı insana virüs verilmesinden bahseden kriterin sağlanmasıyla ilgili de çok önemli bir şey söylemiş. Söylediği şu:


"...doğal hastalığa sahip hastalardan alınan maddenin aşılanması yoluyla..." yani laboratuvarda üretilen bir şey değil; ya da laboratuvardan ama doğal bir hastadan alınmış. Bu çok önemli.


● Şunu da söylemiş: "Eğer aşılanan hayvan belirli bir şekilde hasta olur veya ölürse" yani asıl hastalıktaki belirtileri gösterirse, "ve onlardaki hastalık hayvandan hayvana kan ya da ilgili dokuların sıradan mikroplardan/riketsiyadan uzak asıltı sıvılarının aşılanması yoluyla bulaştırılabilirse" diğer deyişle onlara süzülmüş bir vücut sıvısı ver ki, içinde meseleyi karıştıracak başka organizmalar bulunmasın, arındırılmış olmak zorunda, "bu, kişiyi denek hayvanlardaki illetin virüsten geldiği konusunda hayli emin kılar" diyor.


Yani temelde söylediği şu: Onun kriterlerini uygularsanız virüsün hasta ettiğinin kesinliği yok, kanaati var. Bu bende pek güven uyandırmıyor ama nihayetinde kriterlerine dair söyledikleri böyle. Başka bir ifadeyle, tüm 6 kriter sağlansa bile, sizi "oldukça emin" olmaktan öteye götürmüyor. "Kat'î" değil, "kesin" değil, "100%" değil. Sadece "oldukça emin".


Peki, hazır arkaplan bilgisini incelemişken Nature makalesine dönelim.

Rivers kriterlerinin ilk 3'ünün yani

  1. Hastadan virüsün ayrıştırılmasının,

  2. Konak hücrelerde çoğaltılmasının ve

  3. Süzülebilme kanıtının

sars corona virüste birkaç grup tarafından sağlandığını söylüyor.


Altta 2, 3, 4, 5 diye dipnotları görebiliyorsunuz. Bunları ele alacağım. Makalenin tepesinde de gözüküyorlar. İmleçle gösterebilirsem eğer... İmlecim burada görünüyor. Evet 2, 3, 4... Üzgünüm, bunlar başka bir makaleden, bundan bir öncekinden. 2, 3, 4, 5 makalenin altında ama ben her slaytın kaynağını göstereceğim çünkü o makalelerin hepsine baktım. 2 numaranın Rivers makalesinden olması lâzım ama bakalım...

Makalelere geçmeden önce "ayrıştırmanın" (izolasyon) tanımından bahsetmek istiyorum çünkü bazı biliminsanlarının bunun anlamını ve kullandıkları yöntemleri karıştırdığını düşünüyorum.

Bu, Merriam-Webster Collegiate sözlüğünden.


Ayrıştırmak :

"özellikle: safını ya da serbest haldekini elde etmek için diğer bir maddeden ayırmak"

yazıyor. Diğer deyişle başka hiçbir şey onunla karışık değil. Anahtar değerinde.

Burada, birçok standart mikrobiyoloji/laboratuvar kitabında yer alan bir yöntem yer alıyor. Virüslerin bakteri, amip, alg gibi küçük organizmalardan ayrıştırılmasında sıkça kullanılmakta. Yapacağınız şey, sol üst köşedeki örneği veya vücut sıvısını almak...

Burada vücut sıvısı var. Sars ya da Covid19 durumunda akciğer sıvısı burada yer alır. Bu amaç için en yaygın kullanılan şeydir. Bu sıvıyı alıp çok çok küçük süzgeçlerden geçirirsiniz. Daha önceden açıkladığım şeyi sağlar. Herhangi bir bakteriden bu ufak parçacıkları ayırır.


Bu fotoğraftaki büyük çubuklar bakteri, küçük noktalar ise iddiaya göre virütik parçacıklar. Süzgeçten geçirerek bakterileri geride bırakıp, süzüntüdeki küçük parçacıkları\noktaları toplarsınız. Sonra bu süzüntüyü alıp içinde yoğunluk aşamalı çözelti bulunan bir savurmaç (santrifüj cihazı) kullanırsınız.


Tüpe yoğunluk aşamalı sıvıyı koyup süzüntüyü eklersiniz, sonra döndürürsünüz. Sonunda parçacıklardan bir takım oluşur çünkü hepsinin yoğunluğu aynı. Ardından bir pipetle kolayca o parçacıkları çekebilirsiniz, elektron mikroskobunda bakabilirsiniz, kimyasal tanımlamasını yapabilirsiniz, bakmak isterseniz genetik maddesini çıkarabilirsiniz.


Ama püf noktası şu: Bu adımları uygulayarak o parçacıkları, içine tağşiş ya da başka şey katmadan hasta insandan tamamen ayrıştırmış olursunuz.

Bu, ayrıştırma adımının gerçek anlamda anahtarıdır.


Burada ise virüs ayrıştırdıklarına dair makale yazan biliminsanlarının yaptığı yer alıyor.

Aynı örnekle başlıyorlar, akciğer sıvısıyla, ama ilk iş olarak süzme falan olmadan komple hepsini alıyorlar. Ama zarı çözen enzimler ekliyorlar bu da hücrelerin içinde olabilecek genetik maddeleri veya parçacıkları çözeltiye salıyor. Sonra içine, çeşitli genetik maddeleri artıracak PCR milleri koyuyorlar sonra da o genetik maddeyi bir çok yoldan sıralayıp tanımlıyorlar. Fakat bunun Rivers kriterleriyle hiçbir ilgisi yok. Daha önce söylediğim gibi, genetik maddeden bahis yoktu. İzledikleri diğer yönteme bakacak olursanız, sıvıyı alıyorlar, belki süzüyor belki süzmüyorlar, yöntemlerinin bir kısmı ayrıntılı anlatılmıyor. Atladıkları bir adım varsa, yapıp yapmadıklarını söylemek zor. Sonra da bu vücut sıvısını konak olmayan hücrelerle karıştırıyorlar. Genelde ellerinde hazır memeli hücresi kültürü bulunur. Böbrek hücresi yaygın kullanılır, maymun böbrek hücreleri. Yani bunu bir tür hücre kültürüyle karıştırıyorlar. Genelde antibiyotik de ekliyorlar. Yöntemin ayrıntılı yazıldığı hemen her yerde bunu gördüm. Bu gerçekten önemli çünkü antibiyotikler aslında ekzozomlara sebep olur.


Önceki konuşmamı izlediyseniz, izlemediyseniz lütfen göz atın, ekzozomların kendi hücrelerimizden salgılandığını görürsünüz. Hastalıktan iyileşmemizde yardım eder, vücut içinde hücreler arası iletişimi sağlar. Ayrıca tüm memeli hücreler ekzozom yapar, bazı şeyler ise hücrelerin daha fazla ekzozom üretmesine sebep olur, bunlardan biri de antibiyotiklerdir. Bunu tanımlayan çeşitli makaleler var, yaygın olarak bilinir. Yani bu vücut sıvısını, ekzozom üreten bir hücre + antibiyotik karışımıyla karıştırıyorlar. Sonrasında parçacıkları karışımdan belki ayrıştırıyorlar, belki ayrıştırmıyorlar, genelde hücrelerle karma halde tutup mikroskopta bakıyorlar, bazense ayrıştırıyorlar. Ama bu prosedürden sonra tanımladıkları parçacıkların, antibiyotikli doku kültüründen mi olduğunu yoksa akciğer sıvısından mı olduğunu tespit etmenin imkânı yok. Daima ekzozom üretimiyle sonuçlanan bir prosedür kurmuş oldukları için, virütik parça gibi gözüken ama ekzozom olduğu kesin olan parçacıklar olacaktır. Asıl kargaşanın devreye girdiği yer de bence burası.


Dipnotlarda geçtiğini söylediğim, Rivers'ın ilk 3 kriterini sözde sağlamış 4 makaleyi görüyorsunuz.

Poutanen, Drosten, Ksiazek ve Peiris. Yanlış okuduğum varsa lütfen bağışlayın. Bunların hepsi 2003'teki sars corona virüs ile ilgili.


Önce Poutenan makalesine bakalım.

  • Herhangi bir virüs ayrıştırmamışlar. İlk adımdı. Sonra makalede yazdığı üzere "10 hastadan 9'undan alınan solunum ve dışkı örneklerinin rutin viral muayeneleri tamamlanıp negatif sonuç verdi." "Negatif elektron mikroskobu muayenesi dahildi". Yani burada doğru prosedürü izlemişler, akciğer ve dışkı örneği almışlar, gerçekten onları arındırıp mikroskopta bakmışlar, ama bir şey görmemişler. Ayrıştırma negatif vermiş. Tarif ettiğim gibi genetik maddeyi almışlar, bu çalışmaların hemen hepsinde alırlar.

  • 2. adım: Konak hücrelerde sıvı ya da parçacıklar yetiştirmemişler; yerine maymun böbrek hücreleri kullanmışlar. Bu da söylediğim gibi ekzozom ürettiriyor.

  • Süzülebilirliği ise kanıtlamamışlar. Yaptıkları şu olmuş: bir sürü çeşitli test yapmışlar, çoğunlukla hastalık yaptığı bilinen diğer bakteri ve Bu durumda ise 9 hastanın 4'ünde metapnömoni virüsü bulmuşlar ki bu da karmaşıklığa neden oluyor.


Kısaca, Poutenan makalesinde iddialarının aksine, 3 kriterin hiç birini kanıtlamamışlar.


Drosten makalesine bakalım.

  • Burada da yine bir virüs ayrıştırmamışlar. Başka bir virüse, paramiksovirüse benzeyen parçacıklar bulmuşlar, ilginç şekilde. Bir örnekte bulmuşlar, diğerlerinde değil.

  • Burada da yine konak hücrede yetiştirme yapmamışlar, böbrek hücresi kullanmışlar.

  • Ve yine burada da süzülebilirliği kanıtlamamışlar. İlk iki makale herhangi bir kriteri kanıtlamamış oldu.


3.'ye, Ksiazek makalesine geçelim.

  • Burada da virüs ayrıştırmamışlar.

  • Burada da konak hücrede yetiştirme olmamış, yerine farklı türlerde hücreler kullanmışlar, hangileri emin değilim ama konaktan gelmediği kesin. Ayrıca farelere de bu karışımı aşılamaya çalışmışlar.

  • Bir kez daha süzülebilirliği kanıtlamamışlar.


Şimdiye kadar kimse hiçbir kriteri kanıtlamamış.


Peiris makalesine geçelim, bu sonuncusu.

  • 4. defa yine bir virüs ayrıştırmamışlar,

  • konak hücrede yetiştirme yok, yerine fötal rhesis maymun böbrek hücreleri kullanmışlar

  • ve yine süzülebilirliği kanıtlamamışlar.


Yani yazıdaki iddianın aksine, ilk 3 kriterin hiçbiri bu 4 makale tarafından sağlanmamış.

Kalan 3 kritere bakmak üzere yazıya dönelim.


Şöyle demişler:

  • "Bu yazının yazarları, kalan 3 kriteri test etti:"

  • "İlk konaktakiyle kıyaslanabilir ya da alakalı hastalık tetikleme;"

  • "Virüsün tekrar ayrıştırılması;"

  • "Virüse karşı belirli bir bağışıklık tepkisi tespit etme."


İlk 3'ünü sağlamadıkları, herhangi bir şey ayrıştırmadıkları için, bu 3'ünü sağlamaları da neredeyse imkansızdır ama ne yapmışlar bir bakalım.


4. kriter:

  • Konakta aynı hastalığı üretmek. Doğal hastalığı geçiren hastadan maddeyi elde etmemişler, yerine, maymun böbrek hücrelerinde çoğaltılmış virüsü kullanmışlar. Tekrar söyleyelim, o hücreler ekzozom üretmiş olacaktır, virüs de hiç ayrıştırılmadığına göre (2 makak maymununu) neyle aşıladıkları belli değil.

  • Fakat, 2 makaktan, ki sadece 2 üzerinde denemişler, sadece 1'i solunum (hastalığı) belirtileri göstermiş. Diğer deyişle, hasta birinden gerçekten ayrıştırdıkları bir şeyle onları aşıladıklarını söyleseniz bile her 2 konakta da aynı hastalığa sebep olmamışlar. Sadece tekinde. Diğerinde ise cilt kızarması olmuş. Otopside akciğerlerini inceledikleri zaman bile, deneyin hemen ardından bu hayvanları öldürmüşler tabii, farklı bulgulara ulaşmışlar. Birinin ciğerlerinde yaygın hastalık görülmüş, ötekinde görülmemiş.


5 ve 6. kriterler:

  • Virüsün tekrar ayrıştırılması ve belirgin bağışıklık (tepkisi). Virüsü tekrar ayrıştırmamışlar, yerine genetik test yapmışlar. Bir kez daha makaklardan salgı alıp antibiyotik kültürü içinde böbrek hücrelerinde yetiştirmişler asıl prosedürde olduğu gibi. Yani ayrıştırma söz konusu değil.

  • "Antikor tepkisi" oluştuğunu söylemişler ama özgünlüğünü tarif etmemişler, belirlemek için diğer antijenlere karşı test de etmemişler.

Sonuç olarak, 6 kriterden 0'ını sağlamışlar.

O yazıda çeşitli yanlış beyanlar olduğu için özet yapayım:

  • İlk olarak başlıkta Koch Esaslarını sağladıklarını söylemişler ama 2. paragrafta, aslında Koch esaslarının Rivers revizyonunu kullandıklarını söylemişler ki ayrıdır.

  • Sonra 4 makalenin ilk 3 kriteri sağladığını iddia etmişler ama yakından incelemede görüldü ki makalelerin hiçbiri tek kriteri bile sağlamamış.

  • Sonra kalan 3'ü kendilerinin sağladığını iddia etmişler ama yakın incelemede yine görüldü ki hiçbirini sağlamamışlar.

Bu, benim gözümde düzmece bir makaledir. Çünkü, makaledeki iddialarını dayandıracak hiçbir delil sunamıyorlar.

Oldukça da yanlış yönlendirici.