1976 Domuz Gribi Salgını (!) - Tarihten hiç mi ders alınmaz? Bu kadar mı kör olunabilir?

En son güncellendiği tarih: 6 gün önce




Videonun Türkçe Metni :


1976 nın domuz gribi korkusunu hatırlıyor musunuz?

Bu, Amerikan hükümetinin hepimize Domuz Gribi'nin ölümcül olabileceğini, bütün ulusa yayılabileceğini söylediği yıldı.

Washington, halktan bütün erkek, kadın ve çocuğun ulusal boyutta bir salgını, pandemiyi önlemek için aşı olması gerektiğini söyledi.


İçimizden 46 milyonumuz söz dinleyip aşıyı yaptırdı.

Ve şimdi 4.000 Amerikalı, zararları için Sam Amca’dan toplam 3,5 milyar doları bulan tazminat istiyor.

Aşıyı oldukları zaman başlarına gelenler için...


Bu başvuruların üçte ikisi olan en büyük çoğunluğu, grip aşısının tetiklemiş olduğu iddia edilen nörolojik zararlar ve hatta ölüm için.


Hikayeyi, 1976'da domuz gribi virüsünün yarattığı tehlikenin sahiden çok gerçek göründüğü zamanlardan ele alıyoruz.


Bu virüs 1918 ve 1919'da Amerika Birleşik Devletleri'nde yarım milyondan fazla ve dünya çapında 20 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanan bir Pandeminin sebebiydi.


Ne kadar kolay görüyor musunuz?


Böylece Amerikan Hükümeti'nin tanıtım mekanizması halkın tamamını domuz gribine karşı kendini korumaya yönlendirmek için işe girişti.


İnfluenza ciddi iştir. Büyük salgınlar olduğunda milyonlarca insan hastadır. Ve binlercesi ölür. Bu sene korumanız olabilir. Aşılar emniyetlidir, aşı olmak kolaydır ve sizi gribe karşı koruyabilirler. O zaman kolları sıvayın, kendinizi koruyun.


Kolunu sıvayanlardan birisi de Judy Roberts idi.

1976 Kasım'ında aşısını olduğunda sağlığı mükemmel, hareketli bir kadındı. Anlattığına göre iki hafta sonra, bacaklarından yukarı doğru bir uyuşma başlar.


O zamanlar şakasını yapmış, böyle giderse, cuma gününe kadar uyuşukluk dizlerime kadar çıkar demiştim. Sonraki haftaya kadar tamamen felç olmuştum.


Aslında o derece tamamen felç olmuştu ki nefes alabilmesi için onu ameliyat etmeleri gerekti. Ve altı ay boyunca Judy Roberts kollarını ve bacaklarını kullanamadı.

Teşhis: Guillain Barre Sendromu denen nörolojik bir hastalık. Kısaca GBS.


Bu nörolojik hastalıklar iyi anlaşılmış değil. İnsanları farklı şekillerde etkiliyor. Bir arkadaşı tarafından çekilmiş bu filmlerde göre bildiğiniz gibi Judy Roberts'ın geçirdiği felç onu 1 yıldan fazla süre tekerlekli sandalyeye mahkum etti. Fakat bu hastalık insanı öldürebilir de.


Aslında iddiaya göre, aşı yüzünden ölen GBS kurbanlarının ailelerinden 300 başvuru var.

Başka GBS kurbanlarında sakatlıyıcı etki azalıp yok olabiliyor. Fakat Judy Roberts için sağlığını geri kazanma sürecinin ilerlemesi acı dolu ve kısmen oldu.


Judy, gülümsemenin biraz engellendiğini fark ettim.


Evet öyle.


Önceki halinden farklı mı?


Çok farklı. Dudaklarımı hareket ettirebilme kabiliyetim çok azaldı. Sağ taraftan pipetle su içemiyorum, mum üfleyemiyorum. Artık ıslık çalamıyorum, kocam bundan çok memnun!


Bu soruyu cevaplamak eğer belki senin için biraz zor olursa… ama

Düzelebileceğin kadar düzeldin mi?


Evet, olabilecek en iyisi bu.


Yani şimdi hayatınızın kalan kısmında, bu bacak destekleri hep olacak.


Evet, ellerimdeki güçsüzlük kalacak ve bacak destekleri kalacak.


Alabileceklerinin o miktara yakın bile olacağını düşünmeseler de, Judy Roberts ve eşi Amerikan Devleti'ne 12 milyon dolarlık bir dava açtılar.


Grip aşısını neden yaptırdın?


Başka hiç grip aşısı yaptırmamıştım.

Ama bunun büyük bir salgın olacağını düşündüm. Ve çok büyük bir salgını, gerçekten ölümcül bir gribi önlemenin tek yolunun herkesin aşılanması olduğunu…

Ölümcül denilen türden bu grip, 1976'da ilk nereyi vurdu?

O yılın Ocak ayında, tam burada New Jersey, Fort Dix'te birkaç asker, solunum yollarındaki rahatsızlıktan, grip gibi bir şeyden şikayet etmeye başladığı zaman, buradaki bir askeri doktor, boğazlarından alınan kültür örneklerini, neyin hastalık yaptığını anlamak için New Jersey Halk Sağlığı Laboratuvarı'na yolladı.


O örneklerden biri, zorunlu uygun adım marş yapmak için hasta yatağından kalkan asker David Lewis'e aitti. Asker Lewis, yürüyüş sırasında yere yığılmış ve bir çavuş, suni teneffüsle onu hayata döndürmüştü.


Fakat çavuşta hiç hastalık belirtisi yoktu. Birkaç gün sonra asker Lewis öldü.


Eğer bu hastalık, genç, sağlıklı bir adamı öldürebilecek kadar ölümcülse orta yaşlı bir öğretmenin hiç şansı yok!


New Jersey'deki laboratuvar, askerlerin çoğunun boğaz kültürlerini o sene etrafta olan normal grip virüsü olarak belirledi. Fakat ölen asker ve hasta olan başka dört askerin boğaz kültürlerindekinin nasıl bir virüs olduğunu anlayamadılar.


O kültürleri daha fazla incelenmesi için Georgia, Atlanta'daki federal hastalık kontrol merkezine gönderdiler. Birkaç gün sonra sonucu aldılar; DOMUZ GRİBİ.


Fakat halka bu kadar reklamı yapılan, Fort Dix'teki domuz gribi salgını sadece ölen asker David Lewis ve domuz gribi aşısı olmadan tamamen iyileşen diğer dört askeri içeriyordu.

Eğer o zamanlar çocuğun yatacak kadar hasta olduğunu bilseydim… Kalkmış, zorunlu bir askeri yürüyüşe katılmış ve ondan sonra yere yığılmış ve ölmüş... Aşıyı katiyen yaptırmazdım.


Aşıyı tavsiye etmemizin mantıklı temeli, tek bir kişinin ölümü değildi. Ama influenza virüsünün davranışında bir farklılık görülmesinin bu ülkede büyük bir sağlık sorunu olmasından kaynaklanır.


Atlanta'daki hastalık kontrol merkezi CDC'nin o zamanlar başında olan doktor David Sencer, şimdi özel sektörde çalışıyor. Domuz gribi programını o hazırladı ve ortaya sürdü.


Amerikan halkını aşı yapmaya 1976 Ekim ayında başladınız.


1 Ekim.


O zamana kadar dünya çapında kaç domuz gribi vakası bildirilmişti?


Birkaç tane bildirilmişti ama kesin onaylanmış hiç yoktu. Avustralya'da basın tarafından bildirilen vakalar olmuştu. Haber medyası tarafından bildirilen vakalar vardı…


Hiçbiri kesinleşmemiş!

Yarın herhangi bir yerinde başka domuz gribi vakaları keşfettiniz mi?


Hayır.


Ve neredeyse herkes, mutlaka bir doktorun bulunamayabileceği halk sağlığı kuruluşlarında aşı olacaktı. Onun için CDC'nin halka domuz gribi aşısı ile ilgili gereken bütün bilgileri verecek bir aşıyı onaylama belgesi icat etmesi gerekiyordu.


Bu belge domuz gribi aşısının test edildiğini belirtiyordu.

Söylemediği ise şuydu: o aşılar test edildikten sonra bilim adamları başka bir aşı geliştirdiler. Aşı olan 46 milyonun çoğuna yapılan, o aşıydı. O aşının ismi X53A idi.


X53A'nın hiç alan denemesi yapılmış mıydı?


Aaaa... diyemem. şey yapmam lazım...


Yapılmamıştı!


Bilmiyorum.


Program yetkilisisiniz, bilmeniz gerekir.


Kayıtlara bakmam lazım. Bir süredir bununla ilgilenmedim.


Bilgilenme ve onay verme formunun aynı zamanda insanları, aşı sonrası olabilecek ciddi aksi tesirlere karşı da uyarması gerekirdi. Ama uyardı mı?


Hayır, kolda ağrı, ateş, bunun gibiler haricinde hiçbir şey duymadım.


Judi Roberts'ın kocası Gene de aşıyı yaptırdı.


Evet, o belgeye baktım, imzaladım. Üstündeki hiçbir şey kalp krizi veya Guillain Barre geçirebileceğimi yazmıyordu. Onu hiç duymamıştım.


Devletten, hastalık kontrol merkezi CDC'den insanlar

ya aslında onlar bunu biliyor olsaydı… Ne hissederdiniz?


Bize söylemeleri gerekirdi.


Hiç kimse size gelip "Arkadaşlar biliyor musunuz, bir kitle aşılama programına başlarsınız, nörolojik hasar olasılığı var" dedi mi?


Hayır


Kimse hiç söylemedi mi?


Hayır


Michael Hattwick'i tanıyor musunuz?


Evet


Dr. Michael Hattwick CDC'nin domuz gribi programı takip takımını yönetti.

Görevi, aşının hangi komplikasyonlara yol açabileceğini bulmak ve bulduklarını yetkililere bildirmekti.


Dr. Hattwick, açıkça influenza aşısıyla bağlantılı nörolojik hastalık vakalarının bildirilmiş, rapor edilmiş olduğunu önceden biliyor muydunuz?


Kesinlikle!


Biliyordunuz.


Evet.


Nereden biliyordunuz?


Bu konuda yazılmış olanları okuyarak.


Yani müdürlerinize, domuz gribi aşılama programının başındaki adama nörolojik hastalıklar olabileceğinden bahsettiniz.


Kesinlikle.


Size, müdürlerinizin, nörolojik komplikasyonlar çıkabileceğinden onlara hiç bahsetmediğinizi söylüyorlar desem, ne hissederdiniz?


Bu saçmalık!


Influenza aşısına bağlı nörolojik hastalar olduğunu bilmediklerini söylediklerine inanamam.

Bu doğru değil. Bunu biliyorduk.


Dr. Hattwick'in bana bu konudaki hissiyatını anlatmadığını söylemiştim.


O zaman yalan söylüyor.


Sanırım öyle varsaymanız gerekecek.

232 görüntüleme