top of page

Allah adına hüküm veren bir ilahiyatçı | Hakkı Yılmaz

Güncelleme tarihi: 27 Oca








İyice araştırdınız mı? Emin misiniz?

KANITINIZ var mı?

Yoksa sadece

-  çoğunluğa mı uyuyorsunuz?

-  uzman diye nitelendirilen kişilerin

   sözüne mi güveniyorsunuz?

-  zanna mı uyuyorsunuz?

-  bilmediğiniz şeyin ardına mı

   düşüyorsunuz?


Hakkı Yılmaz’ın kendi çevirisinden


İsra 36 :

Ve hiç bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Şüphesiz kulak, göz, gönül, bunların her biri ondan sorumludurlar.


En’am 116 :

Ve eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar sadece “zann”a uyuyorlar ve sadece saçmalıyorlar.


Ali İmran 78 :

Ve Kitap Ehlinden, bazı söz ve ilkeleri, kitaptan olmamasına rağmen, siz onu kitaptan sanasınız diye, dillerini kitaba doğru eğip büken akılsız, serseri bir gurup vardır. O, Allah katından olmadığı hâlde, “Bu, Allah katındandır” derler. Kendileri bilip dururken, Allah'a karşı yalan da söylerler.


Nahl 116 :

Ve kendi dillerinizin yalan nitelemesi ile Allah'a yalan uydurmak için, “Şu helaldir, şu haramdır” demeyin. Şüphesiz Allah'a yalan uyduran kimseler iflah olmazlar.


Hud 18 :

Ve bir yalanı Allah’a iftira edenden daha yanlış; kendi zararlarına iş yapan kim olabilir?


Araf 33 :

De ki: “Rabbim, sadece iğrençlikleri; onun açık ve gizli olanını, günahları, haksız yere başkaldırmayı, haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram etmiştir.



Allah adına konuşurken çok dikkatli olmak gerekir.

O’nun söylemediği bir sözü söylemiş gibi veya vermediği bir hükmü vermiş gibi aktarmak Allah’a atılmış bir iftira olur.

O bakımdan O’na iftira anlamına gelebilecek söylemlerden kaçınmak gerekir.

Tabi ki her iftira kötüdür, ancak Allah’a atılan iftira en ağırıdır ve büyük bir zulümdür.



Kaynak :

94 görüntüleme

İlgili Yazılar

Hepsini Gör