Pozitif Testlerin, Yapılmış Test Sayısına Oranının Sabit Kalması Salgının Aksini Göstermektedir.

En son güncellendiği tarih: Haz 18

Dr. Richard Capek ve diğer araştırmacılar, şu ana kadar incelenen tüm ülkelerde, testleri pozitif çıkmış insan sayısının, yapılmış test sayısına oranının sabit kalmaya devam ettiğini zaten göstermiştir. Bu ise virüsün eksponansiyel (giderek artan) yayılımı (“salgın”) olduğunun aksini ve yalnızca yapılan test sayısındaki eksponansiyel bir artışı göstermektedir.


Ülkesine bağlı olarak, testleri pozitif çıkan bireylerin oranı, korona virüslerinin her zamanki yayılımına denk düşen, %5 ile 15 arasındadır. İlginçtir ki sabit sayısal değerler yetkililer ve medya tarafından aktif olarak halka iletilmemekte (veya ortadan bile kaldırılmaktadır). Bunun yerine, ilgisi olmayan ve yanıltıcı eksponansiyel eğriler herhangi bir bağlam olmaksızın gösterilmektedir.


Bu tür davranışlar; Almanya’daki Robert Koch Enstitüsü’nün geleneksel grip raporuna kısaca göz atıldığında açıkça anlaşılacağı gibi (bkz. s. 30, alttaki grafik), tabii ki profesyonel tıp standartlarına uymamaktadır. Bu grafikte, tanı adedine ek olarak (sağda), alınan örneklerin sayısı (solda, gri çubuklar) ve pozitif çıkma oranı (solda, mavi eğri) gösterilmektedir.


Bu grafik, bir grip mevsiminde alınan örneklerde, pozitif çıkma oranının 0’dan %10’a oradan da %80’e kadar yükseldiğini ve birkaç hafta sonra da normal değere düştüğünü göstermektedir.

Sol: alınan örneklerin sayısı ve pozitif çıkma oranı; Sağ: Tanı sayısı (RKI, 2017)


Kovid-19 testleri bununla karşılaştırıldığında, normal aralıkta kalan sabit bir pozitif çıkma oranı gösteriyor (bkz. alttaki grafik).


Örnek olarak ABD verileri kullanılmış olan “Kovid19-pozitif oranı” (Dr. Richard Capek). Bu oran, şu anda “örneklerin sayısına ait verileri” mevcut olan tüm diğer ülkeler için de benzer şekilde geçerlidir.

Kovid19-pozitif oranı (Dr. Richard Capek, ABD verileri)


Kaynak: A Swiss Doctor On Covid-19